1. XVIII. Yüzyıl Doğal Afetleri ve Genel Bakış
XVIII. yüzyılda Portekiz’in başkenti Lizbon ile Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’da meydana gelen iki büyük deprem; yaşandıkları coğrafyalarda sadece fiziki yıkıma yol açmamış, idari, sosyal, ekonomik ve düşünsel alanlarda da derin dönüşümleri tetiklemiştir.
2. 1755 Lizbon Depremi (Portekiz / Avrupa)
A. Felaketin Boyutu ve Üçlü Yıkım (Deprem, Yangın, Tsunami)
- Tarih ve Büyüklük: 1 Kasım 1755 sabahı Portekiz’in başkenti Lizbon, yaklaşık 8,3 büyüklüğünde şiddetli bir depremle sarsılmıştır.
- Katolik Dünyasında Şok: Deprem günü Hristiyanlıkta kutsal sayılan Azizler Günü olduğu için Katolik halkın büyük bölümü kiliselerde bulunuyordu ve çöken dini yapıların enkazı altında kaldı.
- Yangın ve Tsunami Afeti: Sarsıntının etkisiyle devrilen mum ve yağ lambaları şehirde devasa yangınlar çıkardı. Depremden yaklaşık 45 dakika sonra Atlas Okyanusu kaynaklı, Tagus (Tejo) Nehri kıyılarında yüksekliği 8 metreyi bulan tsunami dalgaları şehre ulaştı.
- Can ve Yapı Kayıpları: Deprem, yangın ve tsunaminin birleşmesiyle 10 bin ila 100 bin arasında insan hayatını kaybetti; sadece tsunami nedeniyle sahile kaçan yaklaşık 20 bin kişi sulara kapıldı. Şehrin %85’i ve konutların 3’te 2’si kullanılamaz hâle geldi; kiliseler, manastırlar ve saraylar yerle bir oldu.
B. İdari Tedbirler, Şehircilik ve Sismik Mimaride Devrim
- Kriz Yönetimi ve Merkezileşme: Portekiz Kralı I. Joseph tarafından geniş yetkilerle görevlendirilen Bakan Pombal (Sebastiao Jose de Carvalho e Melo) öncülüğünde acil müdahale başlatıldı. Yağma ve hırsızlığı önlemek için idam cezası getirildi; askerî ve sivil güçler koordineli çalıştı.
- Sağlık Önlemleri: Salgın hastalık riskine karşı vefat edenlerin bedenleri Kilise’nin izniyle dinî tören yapılmadan Tagus Nehri’ne batırıldı.
- Gaiola Pombalina (Pombalin Kafesi): Şehrin yeniden inşasında gemi yapım tekniklerinden esinlenilerek ahşap çerçevenin taş duvarlara entegre edildiği ilk sismik korumalı bina sistemi geliştirildi.
- Modern Izgara Planlı Şehircilik: Mühendis Eugénio dos Santos ve Carlos Mardel tarafından çizilen planla dar sokaklar yerine 15 metre genişliğinde caddeler, dik açılı kesisimler ve nehir kıyısında Ticaret Meydanı (Praça do Comércio) inşa edildi.
- Sismoloji Biliminin Temelleri: Bakan Pombal’ın emriyle ülkenin dört bir yanına 13 soruluk anketler gönderilerek depremin saati, sarsıntı yönü, denizdeki değişimler ve hasar miktarları kayıt altına alındı; böylece modern sismoloji biliminin temelleri atıldı.
C. Sosyal, Düşünsel ve Felsefi Etkiler (Aydınlanma Çağı)
- İnanç Krizi ve Felsefi Tartışmalar: Azizler Günü’nde kiliselerin yıkılması halk arasında büyük bir toplumsal travmaya ve kiliseye karşı inanç krizine yol açtı. Felaketin “ilahi bir ceza mı” yoksa “doğal bir olay mı” olduğu tartışılmaya başlandı.
- Aydınlanmacı Düşünürlerin Yaklaşımları:
- Voltaire (Volter): Candide ve Lizbon Felaketi Üzerine Şiir eserlerini yazarak olayı doğanın kör bir kuvveti olarak yorumladı ve Kilise’nin yaklaşımını eleştirdi.
- Jean-Jacques Rousseau (Ruso): Felaketin sorumlusunun doğa değil, insanların şehirlerde aşırı kalabalık ve yapay binalarda yaşaması olduğunu belirterek doğal yaşama dönülmesi gerektiğini savundu.
- Eğitim Reformu: Cizvit din adamlarının yürüttüğü eğitim sistemi gözden geçirilerek sadece soylulara değil, tüm halka hitap eden yeni bir müfredat oluşturuldu.
D. Ekonomik Etkiler ve Sömürge Ticaretindeki Sarsıntı
- Sömürge Ticaretinin Durması: Atlantik ticaretinin merkezi konumundaki Lizbon Limanı’nın yıkılması, Brezilya ve Afrika odaklı altın, elmas ve köle ticaretini sekteye uğrattı.
- Mali Tedbirler: Vergiler geçici olarak askıya alındı, ithalat gelirlerinden %4 bağış kesintisi yapıldı, soylulara yeni vergiler getirildi ve Kilise gelirlerinin çoğuna el konuldu.
- Kraliyet Hazinesi (1761): Yönetimi merkezileştirmek amacıyla 1761’de Kraliyet Hazinesi kuruldu.
- Enflasyon ve Fiyat Kontrolü: Deprem sonrasında buğday fiyatı %83 artarken, marangoz ve taş ustası yevmiyeleri zamlandı; devlet gıda satışını Belediye Senatosu aracılığıyla kontrol altına aldı.
3. 1766 İstanbul Depremi (Osmanlı Devleti)
A. Depremin Boyutu ve Hasar Tablosu
- Tarih ve Büyüklük: 22 Mayıs 1766 sabahı (Kurban Bayramı’nın 3. günü) Marmara Denizi’nin doğusu merkezli yaklaşık 7,5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. Sarsıntı yaklaşık 2 dakika sürdü ve 8 ay boyunca artçılar devam etti.
- Can Kaybı: Bayram sabahı namaz sonrasına denk gelmesi nedeniyle can kaybı nispeten az olmuş, yaklaşık 4-5 bin kişi hayatını kaybetmiştir.
- Anıtsal Yapılardaki Yıkım: Fatih Camii tamamen yıkılmış; Şehzadebaşı, Bayezid, Ayasofya, Sultanahmet camileri, Kapalıçarşı, surlar, değirmenler ve su şebekeleri ağır hasar görmüştür. Yıkılan yapıların %30’unu camiler, %20’sini eğitim binaları, %15’ini mirî hizmet binaları oluşturmuştur.
B. İdari Düzenlemeler, Kriz Yönetimi ve İmar Çalışmaları
- Padişah III. Mustafa ve Kriz Yönetimi: Sultan III. Mustafa çadır alanlarını bizzat ziyaret ederek insanlara yardım sağladı; arama-kurtarma ve imar işleri için kaymakam, kadı ve subaşı görevlendirildi.
- Teknik İnceleme ve Kâgir Binalar Fermanı: Mimarbaşı Halit Efendi başkanlığında teknik heyet hasar tespiti yaptı. Yıkılan ahşap evler yerine taş ve kâgir yapılar inşa edilmesi hususunda ferman çıkarıldı (ancak halk barınma ihtiyacı nedeniyle ahşap yapıda ısrar etti).
- Usta ve Malzeme Seferberliği: Fatih Camii Mimar Tahir Ağa tarafından yeniden inşa edildi. İmar için Rumeli ve Anadolu’daki diğer vilayetlerden ustalar ile taş, kereste ve demir malzemesi getirildi.
- Geçici Mahkemeler: Hukuk işlerinin aksamaması için hasarlı mahkemeler boşaltılarak geçici adli birimler oluşturuldu.
C. Sosyal Hayat, Dayanışma ve Edebiyata Yansımaları
- Barınma ve Temel İhtiyaç Krizleri: Şehirde konut sıkıntısı yaşandı; yaz mevsimi olduğu için çadır kentler kuruldu. Değirmenlerin ve fırınların yıkılması nedeniyle ekmek temininde büyük zorluklar yaşandığından fırınların tamirine öncelik verildi.
- Toplumsal Dayanışma ve Vakıflar: Şeyhülislam dilencilerin korunması için fetva yayımladı; kadınlar ve çocuklara yardım dağıtımında öncelik tanındı. Cami, tekke ve özellikle Eyüp ile Üsküdar vakıfları yardım merkezine dönüştü.
- Dinî Hoşgörü: Hasar gören Rum ve Ermeni kiliselerinin tamiratı için Müslüman ustalar görevlendirildi.
- Edebiyata Yansıması: Ermeni halk şairi Minas Ceranyan, yazdığı destansı şiirinde “Hey ağalar size tarif edeyim / Bir zalim titreme çekti İstanbul…” diyerek felaketin toplumdaki izlerini dile getirdi.
D. Ekonomik Etkiler, Mali Tedbirler ve Narh Uygulaması
- Maddi Hasar: Depremin oluşturduğu toplam zararın 22.000 kese (yaklaşık 11 milyon kuruş) olduğu tahmin edilmiştir.
- Ek Vergi ve Vakıf Kaynakları: Divan-ı Hümayun kararıyla hane başına 22 akçe ek vergi toplandı. Sultan II. Bayezid Vakfı’nın 4 yıllık geliri kamu binalarının onarımına aktarıldı.
- Narh Uygulaması (Tavan Fiyat): İnşaat malzemelerinde ve işçilik ücretlerinde karaborsayı ve fahiş artışları önlemek amacıyla devlet narh uygulaması getirdi; esnaf kethüdaları saraya çağrılarak söz alındı. Buna rağmen marangoz ve sıvacı yevmiyelerinde yüksek artışlar yaşandı.
4. 1755 Lizbon ve 1766 İstanbul Depremlerinin Karşılaştırılması
A. Benzer Yönler
- Büyük Yıkım ve Altyapı Hasarı: Her iki başkentte de anıtsal yapılar, kamu binaları, su şebekeleri ve konutlar büyük hasar görmüş; yangınlar ve altyapı krizleri yaşanmıştır.
- Geçici İdari Düzenlemeler: İki devlette de kriz masaları oluşturulmuş, geçici mahkemeler kurulmuş ve arama-kurtarma çalışmaları merkezden yönetilmiştir.
- Piyasa Müdahaleleri: Fiyat artışlarını ve karaborsayı önlemek amacıyla Lizbon’da gıda satışı denetlenmiş, İstanbul’da ise narh uygulaması getirilmiştir.
- İlk Algı ve Travma: İki toplumda da afet ilk anda “ilahi bir ceza/gazap” olarak yorumlanmış ve büyük toplumsal panik yaşanmıştır.
B. Farklı Yönler
- Afetin Niteliği: Lizbon’da yıkımın en büyük nedenlerinden biri Atlas Okyanusu kaynaklı tsunami iken; İstanbul’da ana yıkım doğrudan sarsıntı kaynaklı olmuştur.
- Düşünsel ve Felsefi Dönüşüm: Lizbon Depremi Avrupa’da Kilise otoritesinin sorgulanmasına, Aydınlanma felsefesi tartışmalarına ve sismoloji biliminin doğuşuna zemin hazırlamıştır. İstanbul’da ise toplumsal iyileşme geleneksel vakıf, lonca ve dinî dayanışma ağları üzerinden yürütülmüştür.
- Mimarideki Yaklaşım: Lizbon’da Gaiola Pombalina adlı ilk sismik korumalı ahşap karkas sistemi geliştirilmiş ve şehir modern ızgara planına göre sıfırdan inşa edilmiştir. İstanbul’da kâgir/taş bina zorunluluğu getirilse de halkın ahşap evlerde ısrar etmesi nedeniyle şehir dokusu geleneksel yapısını korumuştur.
5. Sınavda Çıkabilecek Kritik Püf Noktaları ve Özet Tablo
İki Depremin Karşılaştırmalı Sınav Özeti
| Karşılaştırma Kriteri | 1755 Lizbon Depremi | 1766 İstanbul Depremi |
|---|---|---|
| Büyüklük ve Tarih | ~8,3 (1 Kasım 1755) | ~7,5 (22 Mayıs 1766) |
| Ayırt Edici Yıkım Unsuru | Deprem + Yangın + Tsunami | Deprem + Sarsıntı + Yangın |
| Öne Çıkan Yönetici | Padişah/Bakan Pombal | Sultan III. Mustafa |
| Mimari Yenilik / Kural | Gaiola Pombalina (Sismik Ahşap Kafes) | Kâgir / Taş Yapı Zorunluluğu |
| Düşünsel / Sosyal Etki | Aydınlanma tartışmaları (Voltaire, Rousseau), Sismoloji biliminin temelleri | Vakıf/Lonca dayanışması, Destansı edebiyat (Minas Ceranyan) |
| Mali / Ekonomik Tedbir | Kraliyet Hazinesi kurulması, Soylulara yeni vergi | Hane başı 22 akçe ek vergi, Narh uygulaması |