2.2. 1789-1908 Yılları Arasında Osmanlı Devleti’nde Meydana Gelen Siyasi, Askerî ve İdari Gelişmeler

1. Dönemin Genel Niteliği ve Şark Meselesi

  • Süreç ve Denge Politikası: 1789 Fransız İhtilali ile başlayıp 1908 II. Meşrutiyet’in ilanına kadar geçen süreçte Osmanlı Devleti; varlığını korumak için Avrupalı büyük devletlerin (“düvel-i muazzama”) kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından faydalanarak denge siyaseti izlemiştir.
  • Şark Meselesi: XIX. yüzyıl boyunca Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’ni paylaşma ve toprakları üzerinde nüfuz kurma politikası, Osmanlı idari ve toplumsal yapısında köklü dönüşümlere yol açmıştır.

2. III. Selim ve II. Mahmud Dönemi Islahatları

A. III. Selim Dönemi ve Nizam-ı Cedit (1789-1807)

  • Sultan III. Selim 7 Nisan 1789’da tahta geçtikten sonra, Osmanlı-Rus ve Avusturya Savaşları sürecinde iç ve dış siyasette yenileşme hamlesi başlattı.
  • Nizam-ı Cedit Hareketi: Sivil ve askerî kurumları Avrupa standartlarında yeniden yapılandırmak amacıyla başlatıldı. Bu kapsamda Batı tarzında eğitilen Nizam-ı Cedit ordusu kuruldu.
  • Daimî Elçilikler: Batı diplomasisini ve gelişmelerini yakından takip etmek amacıyla Londra, Paris, Berlin ve Viyana’da ilk kez daimî elçilikler açıldı.

B. II. Mahmud Dönemi İdari ve Askerî Dönüşüm (1808-1839)

  • Merkezî Otoritenin Güçlendirilmesi: Taşradaki ayanların gücünü kırmak ve merkezi güçlendirmek için idari ıslahatlara öncelik verildi.
  • Nezaretler ve Meclisler: Geleneksel Meclis-i Meşveret lağvedilerek günümüz bakanlar kuruluna denk gelen Meclis-i Vükelâ kuruldu ve nezaretler (bakanlıklar) ihdas edildi. Reform kanunlarını hazırlamak ve denetlemek amacıyla Meclis-i Vâlâ komisyonu oluşturuldu.

3. Mısır ve Boğazlar Meselesi

  • Kavalalı Mehmed Ali Paşa İsyanı: Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın başlattığı isyan, başlangıçta bir iç meseleyken Avrupalı devletlerin müdahalesiyle uluslararası bir soruna dönüştü.
  • Boğazlar Meselesi ve 1841 Londra Sözleşmesi: Mısır Bunalımı sürecinde ortaya çıkan Boğazlar Meselesi, 1841’de imzalanan Londra Boğazlar Sözleşmesi ile çözüldü. Boğazlar uluslararası bir statü kazandı; bu durum Osmanlı Devleti’nin Boğazlar üzerindeki mutlak egemenlik haklarını sınırlandırdı.

4. Tanzimat ve Islahat Fermanları Dönemi

A. Tanzimat Fermanı (3 Kasım 1839)

Sultan Abdülmecid döneminde, Mısır Meselesi’nde Avrupalı devletlerin desteğini almak ve devleti modernleştirmek amacıyla ilan edildi.

  • Hazırlayan ve Okuyan: Hariciye Nazırı Mustafa Reşid Paşa tarafından Gülhane Meydanı’nda okunduğu için Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu olarak da bilinir.
  • Temel Esasları ve Etkileri:
    1. Başta padişah olmak üzere hiçbir devlet adamı çıkarılacak kanunlara aykırı davranamayacak; hukukun üstünlüğü ilkesi benimsenecektir.
    2. Müslüman ve gayrimüslim tüm tebaanın can, mal, namus güvenliği sağlanacak ve kanun önünde eşitlik getirilecektir.
    3. Müsadere usulü kaldırılmış ve özel mülkiyet güvence altına alınmıştır.
    4. Yönetimde Bâbıâli (hükûmet) ve bürokrasi daha fazla söz sahibi olmuştur.

B. Islahat Fermanı (18 Şubat 1856)

Kırım Savaşı (1853-1856) devam ederken Avrupalı devletlerin iç işlere müdahalesini engellemek ve Paris Kongresi öncesinde gayrimüslimlerin haklarını genişletmek amacıyla Sadrazam Mehmed Emin Âli Paşa tarafından ilan edildi.

  • İçeriği: Gayrimüslim tebaaya din, mezhep, okul açma, devlet memuru olma ve yerel meclislere katılma konularında tam eşitlik sağlandı.
  • Bedel-i Askerî: Gayrimüslimlerin askerlik hizmetinden muaf olabilmeleri için nakdi vergi esası getirildi.
  • Toplumsal Tepkiler: Gayrimüslimlere verilen geniş imtiyazlar bazı Müslüman grupların tepkisini çekti; bu durum 1857 Cidde Olayları ve 1859 Kuleli Vakası gibi tepkilere zemin hazırladı.

5. Anayasal Düzen: I. Meşrutiyet ve Kanun-ı Esasi (1876)

A. Genç Osmanlılar (Jön Türkler) Hareketi

  • Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi ve Mustafa Fazıl Paşa gibi aydınlar; Muhbir ve Hürriyet gibi gazeteler aracılığıyla padişahın yetkilerinin anayasa ile sınırlandırılmasını ve meşruti yönetime geçilmesini savundular.

B. Tersane Konferansı ve Kanun-ı Esasi’nin İlanı

  • Tersane Konferansı (1876): Balkan krizini (Bosna-Hersek ve Bulgar isyanları) görüşmek üzere İstanbul’da toplanan Avrupalı elçilerin müdahalesini önlemek amacıyla 23 Aralık 1876’da Kanun-ı Esasi ilan edildi.
  • I. Meşrutiyet Dönemi: Sultan II. Abdülhamid tarafından ilan edilen ilk Osmanlı anayasası ile Meclis-i Umumi kuruldu. Meclis, halkın seçtiği Meclis-i Mebusan ile padişahın atadığı Meclis-i Âyandan oluşuyordu.

6. II. Abdülhamid Dönemi, 93 Harbi ve II. Meşrutiyet (1908)

  • 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı): Ağır yenilgi sonrası Sultan II. Abdülhamid, anayasadaki yetkisini kullanarak Meclis-i Mebusan’ı süresiz tatil etti.
  • Düyûn-ı Umûmiyye (1881): Kırım Savaşı’yla başlayan dış borçların ödenememesi üzerine Avrupalı alacaklı devletler tarafından Osmanlı maliyesini denetleyen Düyûn-ı Umûmiyye İdaresi kuruldu.
  • İttihat ve Terakki ve II. Meşrutiyet (1908): 1889’da kurulan ve Selânik’teki subaylar arasında yayılan İttihat ve Terakki Cemiyeti, İngiltere ve Rusya arasındaki Reval Görüşmeleri (1908) üzerine harekete geçti. Resneli Niyazi Bey’in dağa çıkmasıyla tırmanan olaylar sonucunda Sultan II. Abdülhamid 24 Temmuz 1908’de Kanun-ı Esasi’yi yeniden yürürlüğe koyarak II. Meşrutiyet’i ilan etti.

7. Sınavda Çıkabilecek Kritik Püf Noktaları ve Özet Tablo

1789-1908 Siyasi ve İdari Dönüm Noktaları Özeti

Olay / DüzenlemeTarihÖne Çıkan AktörlerSınav Açısından Önemi / Püf Noktası
Nizam-ı Cedit1789-1807Sultan III. Selimİlk Batılı askerî ordu ve daimî elçiliklerin kurulması.
Tanzimat Fermanı1839Sultan Abdülmecid, Mustafa Reşid PaşaHukukun üstünlüğü kabul edildi; padişah yetkileri ilk kez kanunla sınırlandı.
Islahat Fermanı1856Mehmed Emin Âli PaşaGayrimüslimlere tam hukuki ve sosyal eşitlik sağlandı.
Kanun-ı Esasi / I. Meşrutiyet1876Sultan II. Abdülhamid, Genç Osmanlılarİlk Türk anayasası ilan edildi, parlamenter düzene geçildi.
Düyûn-ı Umûmiyye1881Avrupalı Alacaklı DevletlerOsmanlı ekonomisi ve maliyesi Avrupalıların denetimine girdi.
II. Meşrutiyet1908İttihat ve Terakki, Resneli Niyazi BeyAnayasal düzen ve çok partili siyasi hayat yeniden başladı.