3.1. Osmanlı Devleti’nin Cihan Devleti Hâline Gelmesi

1. Cihan Devleti Kavramı ve İstanbul’un Fethi (1453)

  • Cihan Devleti Konumu: Osmanlı Devleti XVI. ve XVII. yüzyıllarda jeopolitik konumu, geniş toprakları, zengin ekonomik kaynakları, güçlü ordu yapısı ve merkezî yönetim kapasitesiyle dönemin küresel bir “süper gücü” konumuna erişmiştir.
  • İstanbul’un Fethinin Sebepleri:
    • Siyasi & Stratejik: Doğu Roma’nın (Bizans) Osmanlı’nın Anadolu ve Rumeli toprakları arasında coğrafi bütünlüğü bozması, Osmanlı şehzadelerini ve Anadolu beyliklerini kışkırtarak taht kavgalarına yol açması ve Avrupa’yı Haçlı Seferleri için kışkırtması.
    • Ekonomik: İpek Yolu’nun son durağı olan, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki su yollarını ve boğaz ticaretini kontrol eden stratejik konumu.
    • Dini ve İdeolojik: Hz. Muhammed’in İstanbul’un fethini müjdeleyen hadisi ile Türk cihan hâkimiyeti ülküsü olan «Kızıl Elma» mefkûresinin merkezinde bulunması.
  • Kuşatma Hazırlıkları:
    • Boğaz’ın kuzeyden gelebilecek yardımlara kapatılması için Boğazkesen (Rumeli) Hisarı inşa edilmiştir.
    • Kırklareli Demirköy’deki Fatih Dökümhanesi’nde surları yıkabilecek güçte devasa Şahi topları ve bronz humbaralar dökülmüştür.
    • Denizden kuşatma için yeni bir donanma hazırlanmış; Haliç’teki zinciri aşmak amacıyla 21-22 Nisan gecesi yaklaşık 70 gemi karadan yürütülerek Haliç’e indirilmiştir.
    • Akşemseddin, Molla Gürani ve Molla Hüsrev gibi alimler orduya manevi destek sunmuştur.
  • Fethin Gerçekleşmesi ve Sonuçları (29 Mayıs 1453):
    • 54 gün süren kuşatmanın ardından şehir fethedilmiş; Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu sona ermiş, Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başlamıştır.
    • II. Mehmed’e «Fatih», «Kayser-i Rum» (Roma İmparatoru) ve «Sultan-ı Berru Bahr» (Karaların ve denizlerin hükümdarı) unvanları verilmiştir.
    • Fethin sembolü olarak Ayasofya camiye dönüştürülmüş ve vakfedilmiştir.
    • Osmanlı Devleti kuruluş sürecini tamamlayarak bir Cihan Devleti (İmparatorluk) niteliği kazanmıştır.

2. Fatih Sultan Mehmed Dönemi Diğer Fetihleri (1451-1481)

  • Karadeniz ve Anadolu Hâkimiyeti: Amasra (Cenevizlilerden), Sinop (Candaroğullarından) ve Trabzon Rum İmparatorluğu (1461) alınmıştır. 1473 Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan mağlup edilmiş; 1475’te Gedik Ahmed Paşa komutasındaki donanmayla Kırım fethedilerek Karadeniz bir Türk gölü hâline getirilmiştir.
  • Balkanlar ve Ege Seferleri: Sırbistan (Belgrad hariç), Mora Yarımadası, Bosna, Hersek, Eflak, Boğdan, Arnavutluk ve Ege Adaları (Lilli, Midilli, Taşoz, Eğriboz vb.) Osmanlı topraklarına katılmıştır.

3. II. Bayezid Dönemi (1481-1512) ve Dış Siyasetteki Duraklama

  • Cem Sultan Olayı: Fatih’in ölümü üzerine taht mücadelesine giren Cem Sultan’ın önce Memlükler’e, ardından Rodos Şövalyeleri, Fransa ve Papa’ya sığınması; bir iç sorunun uluslararası bir dış soruna dönüşmesine ve Batı fetihlerinin yavaşlamasına yol açmıştır.
  • Anadolu ve Mezhep Gerilimi: Karamanoğulları Beyliği’ne 1483’te tamamen son verilmiştir. 1511’de Safevi destekli Şii nitelikli Şahkulu İsyanı patlak vermiş ve zorlukla bastırılmıştır.
  • İnsani ve Diplomasi Hamlesi: İspanya’da Engizisyon baskısından kaçan Endülüs Müslümanları ile Yahudiler (Sefaradlar) Osmanlı donanmasıyla kurtarılarak Osmanlı topraklarına yerleştirilmiştir.

4. Yavuz Sultan Selim Dönemi (1512-1520) ve Doğu Siyaseti

  • Çaldıran Savaşı (1514):
    • Nedeni: Safevi Hükümdarı Şah İsmail’in Doğu Anadolu’da Şiilik propagandası yaparak isyanlar çıkarması.
    • Sonucu: Top ve tüfek teknolojisinin etkili kullanımıyla Safevi ordusu mağlup edilmiş; Doğu Anadolu Osmanlı kontrolüne girmiş, Tebriz-Bursa ve Tebriz-Halep İpek Yolu denetimi sağlanmış ve Şah İsmail’in etkisi kırılmıştır. Yavuz’a “Şah” unvanı verilmiş ve basılan paralara “şâhî” denmiştir.
  • Turnadağ Savaşı (1515): Dulkadiroğulları Beyliği ortadan kaldırılarak Anadolu Türk siyasi birliği (ATSB) kesin ve kalıcı olarak sağlanmıştır.
  • Mısır Seferi (1516 Mercidabık – 1517 Ridaniye):
    • Memlük Devleti yıkılmış; Mısır, Suriye, Filistin ve Hicaz (Mekke-Medine) Osmanlı topraklarına katılmıştır.
    • Baharat Yolu kontrol altına alınmış, Mısır hazineleri İstanbul’a aktarılmıştır.
    • Kutsal emanetler İstanbul’a getirilmiş; Yavuz Sultan Selim «Hâdimü’l-Haremeyn» (Kutsal beldelerin hizmetkârı) unvanını almış ve Osmanlı Devleti İslam dünyasının lideri konumuna yükselmiştir.

5. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566) — “Muhteşem Yüzyıl”

  • Batı Seferleri ve Habsburg Mücadelesi:
    • Belgrad’ın Fethi (1521): Orta Avrupa seferleri için askerî üs kazanılmıştır.
    • Rodos’un Fethi (1522): Doğu Akdeniz deniz yolunun güvenliği sağlanmıştır.
    • Mohaç Meydan Muharebesi (1526): Macar ordusu 2 saat gibi kısa bir sürede imha edilmiş, Budin fethedilmiş ve Macaristan Osmanlı’ya bağlı bir krallık hâline gelmiştir.
    • I. Viyana Kuşatması (1529) & Almanya Seferi (1532): Avusturya Arşidükü Ferdinand ve İmparator Şarlken’e gözdağı verilmiş; 1533 İstanbul Antlaşması ile Avusturya arşidükü protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayılarak diplomatik üstünlük kurulmuştur.
  • Doğu Seferleri ve Amasya Antlaşması (1555): Safeviler üzerine yapılan Irakeyn ve Nahçıvan seferleri sonucunda Tebriz, Bağdat ve Revan alınmış; iki devlet arasında tarihteki ilk resmî antlaşma olan Amasya Antlaşması imzalanmıştır.

6. Denizlerdeki Gelişmeler ve Akdeniz Hâkimiyeti

  • Preveze Deniz Savaşı (28 Eylül 1538): Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, Andrea Doria komutasındaki Müttefik Haçlı donanmasını bozguna uğratmış ve Akdeniz bir Türk gölü hâline gelmiştir.
  • Hint Deniz Seferleri: Portekiz’in Hint Okyanusu’ndaki sömürgeci faaliyetlerine engel olmak ve Gücerat Müslümanlarına yardım etmek amacıyla düzenlenmiş; okyanus şartlarına uygun olmayan kadırgalar nedeniyle kısıtlı başarı elde edilmiştir.
  • Kıbrıs’ın Fethi (1571): II. Selim (Sarı Selim) döneminde Lala Mustafa Paşa komutasında Venediklilerden alınmış; Doğu Akdeniz ticareti tamamen güvenliğe kavuşmuştur. (Fethin ardından Haçlılar İnebahtı Deniz Savaşı’nda Osmanlı donanmasını yakmıştır).

7. XVII. Yüzyılda Siyasi ve Askerî Mücadeleler (Genişlemenin Zirvesi ve Sınırlar)

  • Ferhat Paşa Antlaşması (1590): Safevilerle yapılmış; Osmanlı Devleti Doğuda en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
  • Zitvatorok Antlaşması (1606): Avusturya karşısındaki diplomatik ve sembolik üstünlük sona ermiş, Avusturya kralı Osmanlı padişahına denk kabul edilmiştir.
  • Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639): IV. Murad döneminde Safevilerle imzalanmış; bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük oranda çizilmiştir.
  • Girit’in Fethi (1645-1669): 24 yıl süren uzun bir kuşatmanın ardından Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa tarafından tamamlanmış ve Doğu Akdeniz hâkimiyeti pekiştirilmiştir.
  • Bucaş Antlaşması (1672): Lehistan ile imzalanmış; Osmanlı Devleti Batıda en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
  • II. Viyana Kuşatması (1683): Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki kuşatmanın başarısızlıkla sonuçlanması, Avrupa devletlerinin Kutsal İttifak kurarak taarruza geçmesine ve Osmanlı için uzun sürecek geri çekilme döneminin başlamasına yol açmıştır.

📌 Sınav İçin Karşılaştırma ve Hızlı Tekrar Tablosu

Olay / SavaşTarihPadişahTemel Sonuç ve Sınav Kilit Bilgisi
İstanbul’un Fethi1453II. Mehmed (Fatih)Doğu Roma bitti, Orta Çağ kapandı; Osmanlı Cihan Devleti oldu.
Kırım’ın Fethi1475II. Mehmed (Fatih)Karadeniz bir Türk gölü hâline geldi.
Çaldıran Savaşı1514Yavuz Sultan SelimSafevi tehdidi önlendi, İpek Yolu kontrol edildi.
Turnadağ Savaşı1515Yavuz Sultan SelimDulkadiroğulları yıkıldı; ATSB kesin olarak sağlandı.
Mısır Seferi1516-17Yavuz Sultan SelimMemlükler yıkıldı, Baharat Yolu ve Halifelik Osmanlı’ya geçti.
Mohaç Zaferi1526Kanuni Sultan SüleymanMacaristan alındı, Orta Avrupa kapıları açıldı.
Preveze Deniz Savaşı1538Kanuni Sultan SüleymanAkdeniz bir Türk gölü hâline geldi.
Amasya Antlaşması1555Kanuni Sultan Süleymanİran (Safeviler) ile imzalanan ilk resmî antlaşmadır.
Ferhat Paşa / Bucaş1590 / 1672III. Murad / IV. MehmedSırasıyla Doğuda ve Batıda en geniş sınırlara ulaşıldı.

🌍 3. ünitenin bir sonraki alt başlığı olan “3.2. Osmanlı Devleti’nin Yönetim ve Ordu Yapısında Değişim” (Divân-ı Hümâyun, Veraset Değişiklikleri, Kafes Usulü ve Eyalet Yönetimi) konusuna geçmek ister misin?

İstemiş olduğunuz “10 TARİH VİDEO PDF DERS NOTLARI TÜMÜ_260531_212931.pdf” dosyasındaki ilgili bölüm aşağıda kelimesi kelimesine, kaynak gösterim kurallarına uygun olarak çıkarılmıştır:

3. ÜNİTE 1. KONU: OSMANLI DEVLETİ’NİN CİHAN DEVLETİ HALİNE GELMESİ

  • Osmanlı Devleti, XVI. ve XVII yüzyılda bir cihan devleti veya günümüz tabiri ile dünyanın süper gücü konumundaydı. Süper güç olmasında; jeopolitik konumu, muazzam toprakları, nüfusu, zengin iktisadi kaynakları ve bu kaynakları en iyi şekilde yöneterek devlet için kullanan yönetim sistemi ve çağın en güçlü ordularını kurması gibi başarıları etkili olmuştur.
  • Bu özellikleriyle bir cihan devleti haline gelmesinde 1453 İstanbul’un Fethi’nden II. Viyana Kuşatmasına uzanan süreçteki kazandığı büyük zaferlerin her biri birer basamak olmuştur.

1. II. MEHMET (FATİH SULTAN MEHMET) HAN DÖNEMİ (1451-1481)

  • Akşemseddin başta olmak üzere büyük alimlerden ders almış, yedi dil bilen, çok yetişmiş bir şehzade iken 1451’de babası II. Murad Han’ın vefatıyla ikinci kez tahta çıkmıştır.
  • İçeride otoritesini güçlendirmek için içeride Çandarlı Halil Paşa’yı veziriazamlıkta tutmuş ve önemli makamlara güvendiği kişileri atamış ve dışarıda da doğuda ve batıda antlaşmalar imzalamak suretiyle devletini güvenceye almıştır. Bu tedbirleri aldıktan sonra Osmanlı Devleti’ni bir cihan devleti yapmak için ilk iş olarak İstanbul’un Fethi’ne yönelmiştir.
  1. İstanbul’un Fethi (Fethi Mübin) (29 mayıs 1453) a) İstanbul’un Fethi’nin Nedenleri
  • Osmanlı için siyasi, askeri, dini ve iktisadi bakımdan İstanbul’un mutlaka fethedilmesi gerekiyordu.
  • Doğu ve batıdan İstanbul surlarına dayanan Osmanlı toprak bütünlüğü için fethin kaçınılmaz hale gelmesi
  • Osmanlının ticaret yollarına hakim olmak süratiyle Venedik ve Ceneviz gibi rakiplerine üstünlük sağlaması açısından İstanbul’un Fethi mutlaka gerekli görülmekteydi.
  • Doğu Roma, bir taraftan Avrupalıları ve Anadolu beyliklerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtırken diğer taraftan da Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht kavgalarına (Şehzade Orhan’ı kışkırtması gibi) karışarak büyük bir tehdit oluşturması
  • Hz. Muhammed (sav)’in fethi müjdesinin İstanbul’un Fethi’ne özel bir anlam kazandırması.

b) İstanbul’un Fethi İçin Yapılan Hazırlıklar

  • Doğu ve batıdaki devletlerle saldırmazlık antlaşmaları imzalanmıştır. 400 civarı gemiden oluşan donanma hazırlanmıştır. Denizden gelecek yardımları kesmek için Rumeli Hisarı (Boğazkesen) inşa edilmiştir.
  • Surları yıkmak için Şahî denilen büyük toplar dökülmüştür. Bu topları bronz ve demirden top ustaları Sarıca Sekban ve Macar asıllı Urban (Mehmet) Usta dökmüştür.
  • Surlara yanaşmak için şehirler alan denilen hareketli (tekerlekli) kuleler inşa edilmiştir.

c) Doğu Romalıların Aldığı Savunma Tedbirleri

  • İstanbul surlarını onarmışlar, Grejuva (Rum Ateşi) denilen silahlar hazırlamışlar ve Haliç’in ağzını zincirle kapatmışlardır.
  • Doğu Roma İmparatoru Avrupa’dan ve Papa’dan yardım istemiş Katolik ve Ortodoks mezheplerinin birleşmesini teklif etmiştir fakat İstanbul halkı «İstanbul’da Latin külahı görmektense Türk sarığını tercih ederiz» diyerek karşı çıkmıştır.
  • Doğu Roma’ya Venedik, Ceneviz ve Ege Adalarından yardım gönderilmiştir. Avrupalılar yardım göndermemiştir.

d) İstanbul’un Kuşatılması ve Fethi’nin Gerçekleşmesi

  • 6 Nisan 1453 günü İstanbul muhasarası başlamıştır. 20 Nisan günü 3 Ceneviz gemisi Doğu Roma’ya yardıma gelmiş ve Osmanlı donanması bunu engelleyememiş ve moraller bozulmuştur. Bu moral bozukluğunda Akşemseddin, Molla Hüsrev ve Molla Gürani gibi alimler orduya manevi destek olmuştur.
  • 21-22 Nisan gecesi yetmiş gemiyi karadan yürütüp Haliç’e indiren Osmanlı ordusu moral üstünlüğünü de ele geçirmiştir.
  • 6 Mayıs’tan sonra top atışları surlara büyük oranda zarar vermiş ve içeri girme harekatlarıyla kuşatma savaşları devam etmiştir.
  • Nihayet 29 mayıs 1453 günü Osmanlı ordusu tüm yönlerden taarruza geçerek İstanbul’u fethetmiştir.

e) İstanbul’un Fethi’nin Sonuçları

  • İlk olarak Ayasofya’ya giden II. Mehmet Han, Ayasofya’yı fetih hakkı için camiye dönüştürmüştür. Ortodoks dünyasının yeni merkezi Fener Patrikhanesi olmuş ayrıca Bursa’daki Ermeni Patrikliği de İstanbul’a getirilmiştir. Böylece Hristiyan halk Fatih’in koruması altında alınmıştır.
  • II. Mehmet Han «Fatih» ünvanıyla anılmaya başlamıştır. İstanbul başkent yapılmıştır. İmar ve iskan faaliyetleri ile bayındır hale getirilen İstanbul’un bir Türk-İslam şehri olması sağlanmıştır.
  • Uzun zamandan beridir Türklerin hedefi olan İstanbul «Kızıl Elmanın Evi olarak dünya hakimiyetinin başlangıcını simgeliyordu. Yani Osmanlının Cihan Devleti oluşunun yolu açılmıştı.
  • İslam dünyasında coşkuyla karşılanan İstanbul’un Fethine, Feth-i Mübin (parlak fetih) denilmiştir.
  • Osmanlı toprak bütünlüğü sağlanmış, ticaret yolları Osmanlının eline geçmiştir.
  • Bin yıllık Doğu Roma İmparatorluğu yıkılmış ve Orta Çağ bitmiş Yeni Çağ başlamıştır.
  1. Fatih Sultan Mehmet Han Dönemindeki Diğer Gelişmeler
  • Batıda, Balkan fetihlerini tamamlamak için Eflak, Boğdan, Bosna, Sırbistan, Arnavutluk ve Mora Yarımadası fethedilmiş ve buralara Türkmenler yerleştirilmiştir. Bu Türkmenlere (özellikle Bosnalılara) Evladı Fatihan denilmiştir. Roma’nın fethinin ilk adımı olarak Otranto Kalesi fethedilmiştir.
  • Anadolu’da, Karamanoğulları ve Candaroğulları beyliklerine son verilmiş, Akkoyunlu Devleti Hükümdarı Uzun Hasan, 1473 Otlukbeli Savaşı’nda mağlup edilmiş ve Osmanlı toprakları Fırat’a kadar genişlemiştir. Akkoyunlu Devleti bu yenilginin ardından zayıflamaya başlamış ve 1514’te yıkılmıştır.
  • Denizlerde ise Adalar Denizi’nde birçok ada fethedilmiştir. Amasra, Sinop, Trabzon, Kefe, Suğdak ve Kırım fethedilerek Karadeniz’de Osmanlı hakimiyeti (Türk Gölü) sağlanmıştır.
  1. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Kişiliği (1432-1481)
  • Babası II. Murad Han Annesi Hüma Hatun’dur. Akşemseddin başta olmak üzere devrin en büyük alimlerinden ders almış yedi dil bilen, şair ve sanatkâr bir padişahtır.
  • Açtığı Sahnı Seman Medreseleri ile Osmanlı ilim ve eğitim hayatında yeni bir dönem başlatmıştır. Batlamyus’un haritasını yeniden tercüme ettirmiştir. Alimlere büyük hürmet gösterirdi. Ünlü astronomi ve matematik alimi Ali Kuşçu ve ünlü Venedikli ressam Bellini’yi İstanbul’a davet etmiştir. Bellini’ye kendi resmini çizdirmiştir.
  • Keskin bir zekası, cesareti, entelektüel kişiliği ile ileri görüşlü bir sultandı ve dokunuşlarıyla Osmanlının bir cihan devleti olmasının yolunu açmıştır.
  • Topkapı Sarayı, Fatih Camii ve Külliyesi’ni inşa ettirmiştir. Vefat ettiğinde de Fatih Camii avlusuna defnedilmiştir.

2. II. BAYEZİD (1481-1512)

  • 1481’de babası Fatih Sultan Mehmet’in vefatıyla Osmanlı tahtına geçmiştir.
  • II. Bayezid’ isyan eden kardeşi Şehzade Cem Sultan, Yenişehir Savaşı’nda yenildi ve Memlûk Devleti’ne sığındı. Daha sonra tekrar isyan etti yine yenildi ve Rodos’a gitti. Rodos Şövalyeleri Cem Sultanı önce Fransa’ya oradan da Vatikan’a götürüp Papa’ya teslim edince Osmanlı Devleti için Batı yönündeki politikalar zora girdi. Cem Sultan Olayı Osmanlı Devleti’nin bir iç meselesinin uluslararası mesele haline gelmesi demekti.
  • II. Bayezid Dönemi’nde, Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde bozulan Osmanlı-Memlûk ilişkileri savaşa dönüşmüştür. İlk Osmanlı-Memlûk savaşları olarak tarihe geçen ve altı yıl yıl süren bu savaşlarda Osmanlı istediği sonucu elde edememiştir.
  • II. Bayezid Dönemi’nde Boğdan Seferi ile Tuna boylarında Kili ve Akkirman kaleleri alınmış. Ayrıca Venediklilerle yapılan mücadeleler sonucu Modon ve Koron limanları alınmıştır.
  • II. Bayezid Dönemi’nde, Endülüs (İspanya) ile ilk diplomatik ilişkiler başlamıştır. 756-1031 yılları arasında İspanya’da hüküm süren Endülüs Emevi Devleti’nin yıkılmasıyla kurulan Beni Ahmer Devleti’nin de 1492’de yıkılmasıyla İspanyollar tarafından zulmedilen Müslümanlar, Moriskolar (Hristiyan görünümlü Müslümanlar) ve Yahudiler Osmanlı ülkesine getirilmiştir. Hatta Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve I. Ahmet dönemlerinde de İspanya’da kalan Müslümanlara yardım girişimlerinde de bulunulmuştur.
  • 1511’de çıkan Şii nitelikli Şah Kulu İsyanı bastırılmış ve 1512’de II. Bayezid tahttan çekilmiştir.

3. I.SELİM (YAVUZ SULTAN SELİM) (SULTAN SELİM ŞAH) (1512-1520)

  • Babası II. Bayezid’in tahttan çekilmesiyle onun yerine Osmanlı tahtına çıkmıştır.

a. Yavuz’un Çaldıran Seferi ve Anadolu Türk Siyasi Birliğinin Sağlanması

  • İlk seferini Anadolu’da Şiiliği yaymak için isyanlar çıkmasına destek olan İran’daki Safevi Devleti Hükümdarı Şah İsmail üzerine sefere çıkmıştır. 1514 Çaldıran Savaşı ile Şah İsmail kısa sürede (kullanılan top ve tüfekler sayesinde) yenilgiye uğratılmıştır. Safevi tehlikesi geçici de olsa önlenmiş ve İpek yolu Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
  • Çaldıran Zaferi’nin ardından Yavuz Sultan Selim «Şah» ünvanını kullanmaya başlamıştır.
  • Çaldıran Savaşı’ndan sonra başta Diyarbakır olmak üzere birçok Doğu Anadolu şehri Osmanlıların eline geçmiş ve ardından 1515 Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğulları beyliğine son verilerek, Selçuklulardan sonra bozulan Anadolu Türk siyasi birliği tekrar ve kalıcı olarak sağlanmıştır.
  • İdris-i Bitlisinin de Yavuz Sultan Selim’in yanına geçmesiyle onun gayretleriyle Bitlis, Harput, Urfa, Mardin, Cizre ve Musul gibi birçok şehir Osmanlı idaresine geçmiştir.

a. Yavuz’un Mısır Seferi: Türk-İslam Birliğine Giden Yol

  • Memlûk Devleti’nin Safevilerle işbirliği yapması ve Dulkadiroğulları Beyliği hakimiyeti yüzünden Osmanlı Memlûk ilişkileri bozulunca Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi’ne çıkmaya karar vermiştir.
  • 1516 Mercidabık Savaşı ile Memlûk ordusu yenilgiye uğratıldı ve Suriye-Filistin Osmanlı hakimiyetine girdi. Ardından 1517 Ridaniye Savaşı ile Memlûk Devleti yıkılmıştır.

Mısır Seferi’nin Sonuçları

  • Mısır’ın zenginlikleri ve Baharat Yolu Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
  • Resmi belgelerde halifeliğin Yavuz Sultan Selim tarafından devralındığını gösteren açık bir kanıt olmasa Yavuz’un İslam dünyasını birleştiren bir lider olmasından dolayı «Hilafet Tahtının Sultanı olarak anıldığı bilinmektedir. Böylece Osmanlı Devleti İslam dünyasının lideri olmuştur.
  • Mekke ve Medine’nin de içinde bulunduğu Hicaz Bölgesi’nin Osmanlı himayesine girmesiyle Yavuz Sultan Selim <> (İki Kutsal şehrin hizmetkarı) ünvanını kullanmaya başlamıştır.
  • Bütün bu fetihlerle Yavuz Dönemi’nde Osmanlı toprakları 8 yılda üç katına çıkmıştır.

Mekke ve Medine’nin de içinde bulunduğu Hicaz Bölgesi’nin Osmanlı himayesine girmesiyle Yavuz Sultan Selim <> (İki Kutsal şehrin hizmetkarı) ünvanını kullanmaya başlamıştır.

Bütün bu fetihlerle Yavuz Dönemi’nde Osmanlı toprakları 8 yılda üç katına çıkmıştır.