3.2. ASYA VE AFRİKA’DAKİ SÖMÜRGECİLİK FAALİYETLERİNE KARŞI VERİLEN BAĞIMSIZLIK MÜCADELELERİ
1. Sömürgesizleşme Sürecinin Başlaması ve Genel Arka Plan
Güç Dengelerinin Sarsılması: II. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi geleneksel sömürgeci devletlerin ekonomik ve askerî bakımdan zayıflaması, küresel güç merkezinin ABD ve SSCB eksenine kaymasına neden olmuştur.
Uluslararası Hukuk ve Haklar: 1945’te Birleşmiş Milletler Teşkilatının kurulması, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ilanı ve self-determinasyon (milletlerin kendi kaderini tayin hakkı) ilkesi sömürgeci düzenin sürdürülemez olduğunu ortaya koymuştur.
Aydınların Öncülüğü: Ulusal kurtuluş hareketlerine liderlik eden isimlerin çoğu Batı ülkelerinde eğitim görmüş, oradaki insan hakları ve özgürlük mücadelelerini inceleyerek bağımsızlık meşalesini kendi ülkelerinde yakmış aydınlardır. Böylece savaşı takip eden otuz yıl içinde Asya ve Afrika’daki sömürgelerin büyük bölümü bağımsızlığına kavuşmuştur.
2. Asya’daki Bağımsızlık Mücadeleleri
Hindistan’ın Bağımsızlığını Kazanması (1947):
İngiliz Egemenliği: Zengin alt ve üst kaynaklara sahip Hindistan’da Babür İmparatorluğu’nun iç karışıklıklarından yararlanan İngiliz Doğu Hindistan Şirketi bölgeyi kontrol altına almıştır.
Hindistan Ulusal Kongresi ve Gandhi: 1885’te kurulan Ulusal Kongre ilk organize bağımsızlık hareketi olmuş; 1915’ten itibaren bağımsızlık mücadelesinin liderliğini Mahatma Gandhi üstlenmiştir.
Satyagraha ve Şiddetsiz Direniş: Gandhi; şiddet içermeyen, gerçeğe bağlılık ve ruh gücüne dayanan “Satyagraha” ilkesiyle İngiliz mallarını boykot etmiş, 1930’da İngilizlerin Tuz Yasası’na karşı 320 km yürüyerek Tuz Yürüyüşü‘nü gerçekleştirmiş ve 1942’de “Hindistan’dan Çık” kampanyasını başlatmıştır.
Bağımsızlık: Hindistan 15 Ağustos 1947’de bağımsızlığını kazanmış, Jawaharlal Nehru ülkenin ilk başbakanı olmuş ve Hindistan Bağlantısızlar Hareketi’nin öncülerinden biri hâline gelmiştir.
Hindistan’dan Ayrılan Müslüman Devlet: Pakistan (1947):
Müslüman Birliği ve Cinnah: 1906’da kurulan Hindistan Müslüman Birliği’nin lideri Muhammed Ali Cinnah, Müslümanların ayrı bir millet ve vatan sahibi olması gerektiğini savunmuştur. Ünlü şair ve düşünür Muhammed İkbal de yazdığı mektuplarla Cinnah’a büyük destek vermiştir.
Lahor Tasarısı (Pakistan Kararı – 1940): 22-23 Mart 1940’ta Lahor’da ayrı bir Müslüman devleti kurulması teklifi kabul edilmiştir.
Bağımsızlık ve Ayrışma: İngiliz Genel Valisi Lord Mountbatten’ın planıyla 14 Ağustos 1947’de Pakistan kurulmuş, Cinnah ilk genel vali seçilmiştir. Bölünme sırasında Müslüman halkın yaşadığı Keşmir’in Hindistan’a bırakılması günümüze kadar süren Keşmir Sorunu‘nu doğurmuştur. 1971’de ise Doğu Bengal bölgesi Pakistan’dan ayrılarak Bangladeş adını almıştır.
Güneydoğu Asya’daki Gelişmeler:
Hindiçini (Vietnam, Laos, Kamboçya): Fransa’ya karşı verilen çetin savaşlar (1945-1954) sonrası 1954 Cenevre Antlaşması ile bağımsızlıklarını kazanmışlardır.
Diğer Ülkeler: Filipinler (1946), Myanmar/Burma (1948), Sri Lanka (1948), Endonezya (Hollanda’dan 1949), Malezya (1957) bağımsız olmuştur. 1997’de İngiltere’nin Hong Kong’u Çin’e devretmesiyle sömürgeler dönemi simgesel olarak sona ermiştir.
3. Afrika’daki Bağımsızlık Mücadeleleri ve İnsan Hakları İhlalleri
Cezayir Bağımsızlık Savaşı (1954-1962):
Fransız Sömürüsü ve Sétif Katliamı: Fransa 1830’da işgal ettiği Cezayir’i sömürge değil Fransız toprağı saymış ve 1881 Yerli Kanunu ile halkı haklarından mahrum bırakmıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında 8 Mayıs 1945’te Sétif ve Guelma şehirlerindeki kutlamalarda Fransız askerlerinin açtığı ateş sonucu 45 bin Cezayirli katledilmiştir.
Silahlı Direniş: 1 Kasım 1954’te FLN (Ulusal Kurtuluş Cephesi) ve ALN (Ulusal Kurtuluş Ordusu) çatısı altında silahlı bağımsızlık savaşı başlatılmıştır.
İnsanlık Dışı İşkenceler ve Katliamlar: Fransızlar 2,5 milyon Cezayirliyi zorla göç ettirmiş, toplama kampları kurmuş, 8000 köyün tarım arazisini napalm bombalarıyla yakmış (terre brulée / yakılmış toprak) ve sistematik işkenceler yapmıştır. Bu vahşet Fransız gazeteci Henri Alleg’in La Question (Sorgu) kitabıyla dünya kamuoyuna duyurulmuştur. Savaşta en az 1,5 milyon Cezayirli hayatını kaybetmiştir.
Bağımsızlık: General Charles de Gaulle döneminde yürütülen görüşmeler ve Evian Antlaşmaları sonrası 1 Temmuz 1962 referandumuyla Cezayir 3 Temmuz 1962’de resmen bağımsız olmuştur.
Güney Afrika ve Apartheid Rejimi (Nelson Mandela):
Apartheid (Irk Ayrımı): 1948’de Ulusal Parti iktidarıyla (D. F. Malan) devletin resmî ideolojisi hâline gelen Apartheid rejimi; siyahilerin oy kullanmasını, beyazlarla aynı kamusal alanları paylaşmasını ve evlenmesini yasaklamış, toprakların %90’ından fazlasına el koymuştur.
ANC ve Mandela: 1912’de kurulan Afrika Ulusal Konseyi (ANC) çatısı altında Nelson Mandela ırkçı rejime karşı direnişin simgesi olmuştur.
Afrika’daki Diğer Devletler:
Liberya (1847): ABD’de özgür bırakılan köleler tarafından kurulan Afrika’nın ilk bağımsız cumhuriyetidir.
Etiyopya: İtalyan işgaline (1936-1942) uğramakla birlikte Avrupalıların sömürgesine girmeyip bağımsızlığını koruyan tek ülkedir.
4. Türk Millî Mücadelesi ve Atatürk’ün Mazlum Milletlere İlham Olması
Umut Meşalesi: Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk Kurtuluş Savaşı, Asya ve Afrika’da sömürge altında ezilen tüm mazlum milletler için emperyalizmin yenilebileceğini kanıtlayan bir örnek teşkil etmiştir.
Atatürk’ün Tarihî Sözü: Atatürk, “Türkiye’nin bugünkü mücadelesi yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olurdu… Çünkü müdafaa ettiği, bütün mazlum milletlerin, bütün ‘Şark’ın davasıdır” diyerek mücadelenin evrensel niteliğini vurgulamıştır.
Liderlerin Takdiri: Hindistan Ulusal Kongresi liderlerinden Ebu’l-Kelam Azad, Atatürk’e “Seyf-ül İslam (İslam’ın Kılıcı)” unvanını vermiştir. Mahatma Gandhi, Jawaharlal Nehru, Muhammed Ali Cinnah, Habib Burgiba, Cemal Abdünnasır ve Fidel Castro gibi birçok lider Atatürk’ü ve Türk Millî Mücadelesi’ni örnek aldıklarını ifade etmişlerdir.
5. Sömürge Sonrası Afrika’da Yaşanan Ekonomik ve Siyasi Sorunlar
Yapay Sınırlar ve İç Çatışmalar: Avrupalıların etnik ve dilsel yapıyı dikkate almadan masa başında çizdiği sınırlar, bağımsızlık sonrası ülkeler arasında sınır ihtilaflarına ve kanlı iç savaşlara neden olmuştur.
Ekonomik Bağımlılık: Bağımsızlık kazanılasa da Batılı küresel şirketler verimli tarım arazilerini, madenleri ve petrol sahalarını işletmeye devam ederek kıtanın kaynaklarını sömürmeyi sürdürmüştür.
Sosyal ve Ekolojik Krizler: Kabilecilik anlayışı ulus bilincinin oluşmasını engellemiş; kuraklık, çölleşme ve hızlı nüfus artışı Afrika’dan Avrupa’ya kaçak göç dalgalarını başlatmıştır.
💡 Sınavda Çıkabilecek Anahtar Kavramlar ve İpuçları