3.4. Osmanlı Devleti’nde İsyanlar

3.4. Osmanlı Devleti’nde İsyanlar (1453-1683)

1453-1683 yılları arasında Osmanlı Devleti’nde meydana gelen iç karışıklıklar ve ayaklanmalar; İstanbul (Yeniçeri) İsyanları, Celâli İsyanları, Suhte (Medreseli) İsyanları ve Eyalet İsyanları olmak üzere dört temel grupta incelenmektedir.


1. İsyanların Genel Nedenleri ve Yapısal Bunalım

XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı idari, mali ve askerî yapısında meydana gelen çözülmeler isyanların temel zeminini oluşturmuştur.

  • Ekonomik Bunalım ve Dış Ticaret Dengesi: Doğudan alınan lüks tüketim malları karşılığında dışarıya çıkan değerli maden miktarı Avrupa’dan geleni aşmış, bu durum para darlığına ve iç piyasada enflasyona yol açmıştır. Akçenin gümüş içeriği düşürülmüş (tağşiş) ve halkın alım gücü azalmıştır.
  • Fetihlerin Durması ve Gelir Kaybı: Fetihlerin yavaşlamasıyla yeni toprak, ganimet ve dirlik kaynakları tıkandığından askerî ve bürokratik kadrolar doyumsuzlaşmış ve huzursuzluk artmıştır.
  • Mali Bütçe Açıkları: Savaş harcamalarının artması ve tımar sisteminin bozulması sebebiyle devlet, sürekli nakit para ihtiyacını karşılamak için iltizam sistemini yaygınlaştırmış ve Avarız vergisini sürekli hâle getirmiştir.
  • Nüfus Baskısı ve İklim Değişimi: XVI. yüzyıl sonlarında yaşanan hızlı nüfus artışı ile “Küçük Buzul Çağı” olarak adlandırılan aşırı soğuk ve 600 yılın en uzun kuraklık dönemi kıtlık, kuraklık ve salgın hastalıklara yol açarak toplumsal patlamaları tetiklemiştir.

2. İstanbul (Yeniçeri / Kapıkulu) İsyanları

İstanbul’da devlet merkezinde çıkan bu isyanlara Kapıkulu askerleri (Yeniçeriler ve Sipahiler) öncülük etmiş, zaman zaman esnaf ve İstanbul halkı da katılmıştır.

  • İsyanların Temel Nedenleri:
    • Ekonomik Sebepler: Ulufelerin (üç aylık maaş) gecikmesi veya ayarı düşürülmüş züyuf/mağşuş akçe ile ödenmesi. Sık padişah değişiklikleri nedeniyle cülus bahşişi ve sefer bahşişi ödemelerinin hazineyi boşaltması.
    • Ocak Nizamının Bozulması: III. Murad döneminden itibaren (şehzadenin sünnet düğününde hüner gösteren sanatkârların ocağa alınması örneğinde olduğu gibi) ocağa kanun dışı kişilerin kabul edilmesi, evlenme yasağının delinmesi, kışlada kalma zorunluluğunun kalkması ve yeniçerilerin esnaflığa başlaması.
    • Siyasi Otorite Zafiyeti: Kafes usulü nedeniyle tecrübesiz veya çocuk yaşta tahta çıkan padişahlar döneminde Valide Sultanların, Harem ağalarının ve saray hiziplerinin yönetime müdahale etmesi.
  • Başlıca İstanbul İsyanları ve Olaylar:
    • Buçuktepe Vakası (1446): Tarihteki ilk yeniçeri isyanıdır; II. Murad’ın tahtı küçük yaştaki oğlu II. Mehmed’e bırakması, akçe değerinin düşürülmesi ve sadrazam-padişah çekişmesi sonucu çıkmış, II. Murad yeniden tahta dönmüştür.
    • Beylerbeyi Vakası (1589): III. Murad döneminde düşük ayarlı akçe ödenmesine kızan yeniçeriler Topkapı Sarayı’na yürüyerek Rumeli Beylerbeyi ile Başdefterdarın idamını kabul ettirmiştir.
    • II. Osman (Genç Osman) İsyanı ve Katli (1622): Hotin Seferi’nde yeniçerilerin disiplinsizliğini gören II. Osman’ın Ocağı kaldırma ve yeni bir ordu kurma planını duyan yeniçeriler isyan etmiş; sarayı basarak padişahı tahttan indirip Yedikule Zindanları’nda katletmişlerdir.
    • IV. Murad Dönemi İsyanları (1623, 1632): Padişahı ayak divanına çağırarak yakınındaki 17 devlet adamını gözleri önünde katletmişlerdir.
    • Çınar Vakası / Vak’a-i Vakvakiye (1656): IV. Mehmed döneminde maaşlarını düşük ayarlı parayla alan askerlerin isyanı sonucu, istedikleri 30 kadar devlet adamı idam edilerek cesetleri Sultanahmet Meydanı’ndaki çınar ağacına asılmıştır.
  • Sonuçları: Padişah ve sadrazam değişiklikleri sıklaşmış, iki padişah (II. Osman ve I. İbrahim) öldürülmüş, devlet hazinesi iflasın eşiğine gelmiş ve yapılmak istenen renewal/ıslahat hareketleri engellenmiştir.

3. Celâli İsyanları (Anadolu Ayaklanmaları)

Adını Yavuz Sultan Selim döneminde Tokat civarında isyan eden Bozoklu Şeyh Celâl’den alan ve XVII. yüzyılda Anadolu’da yaygınlaşan sosyoekonomik nitelikli halk ve eşkıyalık hareketleridir.

  • İsyanların Temel Nedenleri:
    • Tımar sisteminin bozulması, ateşli silah teknolojisine geçişle tımarlı sipahilerin işlevini kaybetmesi ve tımarların nüfuzlu kişilere dağıtılması.
    • Haçova Meydan Savaşı (1596) sonrası yapılan yoklamada savaştan kaçtığı tespit edilen sipahilerin tımarlarının ellerinden alınması ve bu firarilerin tüfekli ücretli askerlerle (sekban, sarıca, levent) birleşerek Anadolu’da eşkıyalığa başlaması.
    • Mültezimlerin ve yerel yöneticilerin reayayı ağır vergiler ve tefecilikle sömürmesi.
    • Safevilerin Anadolu Türkmenleri üzerindeki Şiilik propagandası ve kışkırtmaları.
  • Başlıca Celâli İsyanları ve Liderleri:
    • Karayazıcı İsyanı (1593-1601): Haçova firarilerini etrafında toplayarak Urfa ve çevresinde yağmalar yapan ilk büyük Celâli lideridir.
    • Canbolatoğlu İsyanı (1606-1610): Halep ve Kilis bölgesini ele geçirip bağımsızlık ilan etmiş, kendi adına para bastırıp hutbe okutmuş ve Avrupa devletleriyle iş birliği aramıştır.
    • Kalenderoğlu İsyanı (1604-1608): Manisa ve Aydın çevresinde isyan çıkarmış, Kuyucu Murad Paşa’nın müdahalesiyle İran’a kaçmıştır.
    • Abaza Hasan Paşa İsyanı (1658): IV. Mehmed döneminde çıkan ve Osmanlı tarihindeki en büyük Celâli isyanı kabul edilen hareket olup Halep’te bastırılmıştır.
  • Sonuçları ve “Büyük Kaçgun”:
    • Büyük Kaçgun: Can ve mal güvenliği kalmayan köylülerin topraklarını terk ederek (çift bozma) dağlara, surlarla çevrili şehirlere veya Celâli gruplarına kaçması olayıdır; Anadolu nüfusunun büyük kısmı yer değiştirmiştir.
    • Tarımsal üretim durma noktasına gelmiş, kıtlık ve fahiş fiyat artışları yaşanmıştır.
    • Devlet, isyanları Kuyucu Murad Paşa gibi komutanların sert ve kanlı tedbirleriyle geçici olarak sindirebilmiştir.

4. Suhte (Medreseli) İsyanları

XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren medrese öğrencileri (suhteler) tarafından çıkarılan sosyal ve ekonomik içerikli ayaklanmalardır.

  • İsyanların Nedenleri:
    • İlmiye sınıfı çocuklarına imtiyaz tanınarak küçük yaşta makamlara atanmalarını sağlayan “Beşik Ulemalığı” sisteminin getirdiği liyakatsizlik ve adaletsizlik.
    • Hızlı nüfus artışı ve işsizlik nedeniyle kırsaldaki gençlerin medreselere yığılması ve kapasite aşımı.
    • Medrese eğitim kalitesinin düşmesi, rüşvet ve iltimasın yaygınlaşmasıyla öğrencilerin gelecek ve atanma kaygısına düşmesi.
  • Gelişimi ve Sonuçları:
    • Gelecekten ümidini kesen suhteler, “cer ve zekat akçesi toplama” bahanesiyle gruplar hâlinde kırsala çıkıp yol kesmiş, köy basmış ve soygun yapmıştır (Edirne, Bursa, Manisa, Tokat, Tarsus çevresi).
    • Suhte isyanları zamanla Celâli gruplarıyla birleşerek Anadolu’daki emniyet ve huzuru tamamen bozmuştur.

5. Eyalet İsyanları

Merkezî otoritenin zayıflaması ve iltizam sisteminin suistimal edilmesi üzerine merkeze uzak, özerk veya yarı özerk eyalet idarecilerinin bağımsızlık kazanmak amacıyla çıkardığı ayaklanmalardır.

  • Önemli Örnekler: Kırım Hanlığı’nda çıkan Mehmed Giray ve Şahin Giray kardeşlerin isyanı ile Suriye ve Lübnan bölgelerindeki Canbolatoğlu ve Maanoğlu isyanlarıdır. Bu isyanlar devletin müdahalesiyle bastırılmıştır.

6. Islahat Raporları (Layihalar) ve XVII. Yüzyıl Islahat Hareketleri

Devlet adamları ve ulema, bozulmayı durdurmak için padişahlara “layiha” veya “risale” adı verilen raporlar sunmuşlardır.

  • Önemli Layiha Yazarları:
    • Koçi Bey: IV. Murad ve I. İbrahim’e sunduğu risalelerde rüşvet, iltimas ve Tımar/Yeniçeri sistemindeki bozulmaları rapor etmiştir.
    • Kâtip Çelebi: Devlet yapısındaki bozulmaları ve çözüm yollarını kaleme almıştır.
    • Lütfi Paşa (Âsafnâme): Hazinenin korunması, ordudaki asker sayısının sınırlandırılması ve rüşvetin önlenmesini vurgulamıştır.
    • Gelibolulu Mustafa Âli: Bozunmanın ana sebebini liyakatsizlik, rüşvet ve denetimsizlik olarak göstermiştir.
  • XVII. Yüzyıl Islahatçı Şahsiyetleri:
    • I. Ahmed: Ekber ve Erşed sistemini getirerek taht kavgalarını engellemiştir.
    • II. Osman (Genç Osman): Harem dışından evlenerek saray geleneğini kırmış, Yeniçeri Ocağını kaldırmayı planlamıştır.
    • IV. Murad: Şiddet ve baskı kullanarak disiplini sağlamış; gece sokağa çıkma, içki ve tütün yasağı getirmiş, tımarları düzenlemiştir.
    • Tarhuncu Ahmed Paşa: Osmanlı Devleti’nde ilk denk bütçeyi hazırlamıştır.
    • Köprülüler Dönemi (Köprülü Mehmed Paşa vb.): Göreve gelirken saraya şartlar sunmuş ve devlete geçici bir istikrar dönemi yaşatmışlardır.

📌 Sınav İçin Karşılaştırma ve Hızlı Tekrar Tablosu

İsyan TürüTemel Çıkış NedeniÖne Çıkan Olaylar / ŞahsiyetlerSınav Kilit Bilgisi / Sonucu
İstanbul (Yeniçeri)Düşük ayarlı akçe, cülus bahşişi, ocak disiplinsizliğiBuçuktepe (1446), Beylerbeyi (1589), Çınar Vakası (1656)II. Osman katledildi, padişahlar tahttan indirildi.
Celâli (Anadolu)Tımarın çöküşü, ağır vergiler, işsiz askerler, iklimKarayazıcı, Canbolatoğlu, Abaza Hasan, Kuyucu Murad P.“Büyük Kaçgun” yaşandı, tarım ve asayiş çöktü.
Suhte (Medreseli)Beşik ulemalığı, liyakatsizlik, gelecek/iş kaygısıMedrese öğrencileri (cer/zekat bahanesiyle eşkıyalık)Celâli isyanlarıyla birleşip eğitimi ve kırsalı bozdu.
Eyalet İsyanlarıMerkezî otorite boşluğu, bağımsızlık arayışıMehmed/Şahin Giray (Kırım), Maanoğlu (Lübnan)Merkezî idare tarafından bastırıldı.

3. ÜNİTE 4. KONU: OSMANLI DEVLETİ’NDE İSYANLAR

İstanbul’un Fethi’nden sonra askeri, siyasi, coğrafi, ekonomik ve nüfus gücü bakımından bir cihan devleti haline gelen Osmanlı Devleti XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren devletin idari, mali ve askerî yapısında önemli değişimler yaşandı ve eski gücünden uzaklaşmaya başladı.

OSMANLI DEVLETİ’NİN ESKİ GÜCÜNDEN UZAKLAŞMASINDA ETKİLİ OLAN NEDENLER

  • En önemli nedenlerden biri olarak merkezî otoritenin zayıflaması, bunun da temelinde Sancağa çıkmanın kaldırılması, kafes usulü ile ekber ve erşed sistemi gibi uygulamaların sonucunda tecrübesiz padişahların tahta çıkması yatmaktadır.
  • Ülke genelinde nüfusun artması, kıtlıklar ve salgın hastalıkların baş göstermesi
  • Osmanlı ordusunun temelindeki askerî sistemler olan devşirme ve tımar sistemlerinin bozulmaya başlaması
  • Devşirme sisteminin bozulmasıyla yeniçerilerde görülen düzen ve disiplinin bozukluğu ve tımar sisteminin bozulmasıyla da Anadolu’da vergi toplamanın aksaması, asayiş ve güvenliğin sağlanamaması
  • Üç kıtada çok geniş coğrafyalarda hakimiyet kuran Osmanlının devlet ve ordu düzeninde yaşanan bozulmalar nedeniyle bu kadar geniş coğrafyalardaki hakimiyetini uzun süre devam ettirmekte zorlanmaya başlaması
  • Avrupa’da askerî teknolojinin gelişmesi ve mali reformlar yapılmasıyla Avrupalı rakiplerin güçlenmesi
  • Avrupalıların sömürgeci politikalarıyla yaptıkları keşiflerle Osmanlının elindeki ticaret yollarının önem kaybederek Osmanlı maliyesini sıkıntıya sokması
  • Batıda Avusturya ve doğuda Safevilerle yapılan uzun süreli savaşların ve Avrupa’daki askerî gelişmeler karşısında Osmanlı ordusunun yenilgiler almaya başlaması.
  • Yabancılara verilen Kapitülasyonların Osmanlı yerli üretimine ve ticaretine zarar vermesi

ANAHTAR KAVRAMLAR: Merkezî Otorite, Sancağa Çıkma, Kafes Usulü, Ekber ve Erşed Sistemi, Devşirme Sistemi, Timar Sistemi, Kapitülasyon

DİKKAT! Osmanlı Devleti’nin eski gücünden uzaklaşmasında en önemli nedenlerden biri merkezî otoritenin zayıflamasıdır. KARIŞTIRMA! Devşirme Sistemi -> Yeniçeri Ocağı için insan kaynağı sağlamıştır. Timar Sistemi -> Taşrada asayişi, vergi toplamayı ve üretimi düzenlemiştir. SONUÇ: Osmanlı Devleti; idarî, malî ve askerî sebeplerin yanı sıra dış dünyadaki gelişmelerden de olumsuz etkilenmiş ve eski gücünü korumakta zorlanmıştır.

1. YENİÇERİ (İSTANBUL) İSYANLARI

a) Yeniçeri İsyanlarının Nedenleri

  • Padişahların otoritesinin zayıflamasıyla ordu üzerinde padişah otoritesi zayıflarken başka güçlerin (saray kadınları ve devlet adamları gibi) etkisinin artması
  • Yeniçeri Ocağına usule aykırı alımlar yapılması ve oçağın asker kaynağı olan Devşirme sisteminin de bozulmaya başlaması
  • Avrupa’da savaş teknolojilerinin gelişmesi ve ateşli silahların yaygınlaşması üzerine Osmanlı ordusundaki yeniçeri sayısı artırılmasıyla Yeniçerilerin merkezî bir orduya dönüştürülmesi.
  • Sayıları sürekli artan Yeniçerilerin ulufe (maaş) ve bahşiş ödemesinde bütçe sıkıntılarının yaşanması
  • XVII. yüzyıldan itibaren disiplinden uzaklaşan yeniçeriler; siyasi, sosyal ve ekonomik hayatı belirleyen önemli bir güç hâline gelmesi
  • İstanbul’da büyük bir güç haline gelen kapıkulu askerlerinin (sipahiler, yeniçeriler, cebeciler, topçular vb.) karışıklıklar çıkarması
  • İstanbul İsyanları veya Yeniçeri İsyanları olarak adlandırılan bu ayaklanmalara zaman zaman esnaf ve zanaatkârların yanında İstanbul halkının da katılmasıyla çok tehlikeli boyutlara ulaşması

b) XVII. Yüzyıl Sonlarına Kadarki Süreçte Önemli Yeniçeri İsyanları

  • 1446: Osmanlı tarihindeki ilk Yeniçeri Ayaklanması II. Mehmed’in ilk saltanatında 1446 tarihinde gerçekleşmiştir. Buçuktepe Vakası olarak adlandırılan bu isyan neticesinde II. Mehmed tahttan indirilmiş yerine II. Murad tahta çıkmıştır.
  • Osmanlı Devleti’nde güçlü padişahların hakim olduğu dönemlerde dikkate değer Yeniçeri İsyanlarının yaşanmadığı görülmektedir. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren padişahların otoritesinin zayıflaması, devşirme sisteminin ve Ocak disiplininin bozulması devletin mali, siyasi ve sosyal istikrarı için tehdit haline gelmeye başlamıştır.
    1. Sultan III. Murad Han 1574-1595: Sultan III. Murad Han Dönemi’nde kapıkulu askerleri tağşiş uygulaması (sikkelerdeki altın ve gümüş oranlarının düşürülmesi) nedeniyle isyan çıkarmıştır. Esnafın düşük ayarlı yeni akçeleri kabul etmemesi üzerine ayaklanan yeniçeriler, Topkapı Sarayı önüne gelerek bu durumun sorumlusu olarak gördükleri Rumeli beylerbeyi ve baş defterdarın idamını istemiştir. Önce buna direnen Sultan III. Murad Han daha sonra kan dökülmemesi için isyancıların isteğini kabul etmek zorunda kalmıştır. “Beylerbeyi Vakası” olarak tarihe geçen bu isyan, kapıkulu askerlerinin ve en önemlisi de yeniçerilerin devlet üzerindeki baskısını göstermesi bakımından önemlidir.
    1. II. Osman (Genç Osman) 1618-1622: 1618’de genç yaşta tahta çıkan II. Osman (Genç Osman) ulema sınıfını ve yeniçerileri disipline etmek istiyordu. Özellikle de 1621’deki Lehistan Seferi sırasında yeniçerilerin düzensizliği yüzünden Hotin Kalesi’ni fethedilememişti. Bunun üzerine Yeniçeri Ocağı’nı kaldırıp disiplinli bir ordu kurmak ve başkenti Anadolu’ya taşımak istemiştir. Padişahın bu düşüncesinden dolayı hacca gitme bahanesiyle yaptığı hazırlıkların duyulmasıyla yeniçeriler ile kapıkulu sipahileri birleşerek isyan çıkarmıştır. Sarayı basan isyancılar, I. Mustafa’yı padişah ilan etmiş ve Yedikule zindanlarına attıkları Genç Osman’ı kısa bir süre sonra katletmiştir.
    1. Sultan IV. Murad Han 1623-1640: Genç Osman’ın katlinden kısa süre sonra çocuk yaştaki kardeşi IV. Murad Han tahta çıkmış ve saltanatının ilk yıllarında asıl iktidar sahibi annesi Kösem Sultan olmuştur. Bu dönemde yeniçeriler iki kez ayaklandı. Bu ayaklanmalarda padişahı tahttan indirmekle tehdit ettiler ve on yedi devlet adamının idamını istediler. Sultan IV. Murad Han, isyanın büyümemesi için bu isteği kabul etmek zorunda kaldı. Ancak daha sonra sert tedbirlerle yeniçerileri bastırmış ve merkezî otoriteyi yeniden tesis ederek asayiş ve güveni sağlamıştır.
    1. Sultan IV. Mehmet (Avcı Mehmet) 1648-1687: IV. Mehmet’in altı buçuk yaşında tahta çıkmasından dolayı ilk saltanat yıllarında iktidar Kösem Sultan’ın elindeydi. Daha sonra IV. Mehmet’in annesi Turhan Valide Sultan ile saray ağaları iktidarı ele geçirerek Kösem Sultan’ı öldürttü. Sultan IV. Mehmet Dönemi’nde devletin ekonomik krizde olması ve ayarı düşük akçeler nedeniyle maaşların ödenememesi üzerine yeniçeriler ve sipahiler birleşerek ayaklanma başlatıp ve otuz kişinin idamını istedi. Sultan IV. Mehmet, olayların yatışması için bu devlet görevlilerini idam ettirdi. İdam edilenlerin Sultan Ahmet Meydanı’nda çınar ağacına asılarak teşhir edilmesinden dolayı bu olay Çınar Vakası ve ya Vaka-yı Vakvakiye olarak tarihe geçmiştir.

ÖNEMLİ NOT: Osmanlı tarihinde güçlü padişahların hakim olduğu dönemlerde dikkate değer Yeniçeri İsyanlarının yaşanmadığı görülmektedir. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren padişahların otoritesinin zayıflaması, devşirme sisteminin ve Ocak disiplininin bozulması devletin mali, siyasi ve sosyal istikrarı için tehdit haline gelmeye başlamıştır.

2. CELALİ İSYANLARI

a) Celali İsyanlarının Nedenleri

  • Timar sistemi ve sipahiler, Osmanlı devlet düzeninde ve mali bakımdan önemliydi fakat XVI. yüzyılın ikinci yarısında değişen siyasi, askerî ve ekonomik şartlar nedeniyle tımar sistemi etkinliğini kaybetme ve çözülme sürecine girmiştir.
  • Ateşli silahlar ve modern savaş taktiklerinin yaygınlaşmasıyla buna uyum sağlayamayan tımarlı sipahilerin, yerini zamanla sekban, sarıca veya levent denilen, ateşli silahlarla donatılmış maaşlı askerler almaya başlamıştır.
  • Tımar sisteminin çözülmesiyle bu sistemin temelini teşkil eden çifthane sisteminin getirdiği sorunlar nedeniyle tımar sahipleri ve reaya, kapıkulu askerleriyle birlikte merkezî otoriteye karşı ayaklanarak Celâlî İsyanlarını başlatmıştır.
  • Halkın üzerine yeni vergilerin yüklenmesi, ayni olarak alınan avarız vergilerinin nakdi olarak toplanmasıyla halkın bu vergiler altında ezilmeye başlamasının getirdiği tepkisel durum
  • Bozulan tımar sisteminden gelen vergilerin azalması ve devletin artan nakit ihtiyacının karşılanması için iltizam sisteminin uygulayıcısı olan mültezimlerin keyfi uygulamaları da Celâli İsyanlarının çıkmasında etkili olmuştur.

b) Önemli Celali İsyanları

  • Osmanlı tarihinde Celâlî İsyanları denilen ayaklanmaların Safevi kışkırtmasıyla 1511’de çıkan Şahkulu İsyanıyla başladığı kabul edilmektedir.
  • Yavuz Sultan Selim Han Dönemi’nde 1519’da Tokat çevresinde kendini mehdi ilan eden Bozoklu Şeyh Celalî isyan çıkarmıştır. Bu isimden dolayı bu nitelikteki isyanların geneline Celâlî İsyanları denilmiştir.
  • Celâli İsyanları, ilk olarak Safevilerin kışkırtmasıyla Şii eğilimli Türkmen grupların ve Osmanlı yönetiminden memnun olmayan toplulukların devlete karşı ayaklanmasıyla başlamıştır. Ancak devlet düzenindeki aksamalar, devlet idarecilerinin yanlış uyulamaları ve dış kışkırtmalar gibi sebeplerle Anadolu geneline yayılmıştır.
  • Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’ndeki Baba Zünnun, Canberdi Gazali, Ahmet Paşa ve Kalender Şah isyanları bu ayaklanmaların devamı niteliğinde ayaklanmalar olmuştur.
  • Karayazıcı İsyanı: İlk büyük Celâli isyanını başlatan önceleri sekbanbaşılık, subaşılık gibi görevlerde bulunan Karayazıcı, Osmanlı-Avusturya Savaşları’nın (1593-1606) getirdiği sosyoekonomik kriz nedeniyle isyan edenleri ve Haçova firarilerini etrafında toplayarak Urfa çevresinde büyük yağmalar yapmıştır fakat 1601’de Sultan III. Mehmet’in gönderdiği birlikler tarafından bastırılmıştır.
  • Canbolatoğlu İsyanı: Canbolatoğlu 1606’da amcası Halep Valisi Hüseyin Paşa’nın ölümünden sonra Kilis ile Halep arasının idaresini ele geçirip bağımsızlık ilan ederek kendi adına para bastırdı ve hutbe okutmuştur. Güçlenmek için İran şahı ve Avrupa devletleriyle de iş birliğine gitti. 1607’de Kuyucu Murad Paşa tarafından bastırılan bu isyan sonrasında Canbolatoğlu affedilip Temeşvar beylerbeyi olarak atanmıştır. Buradan bir yıl sonra Belgrad’a kaçan Canbolatoğlu, Kuyucu Murad Paşa tarafından yakalanarak 1610’da öldürülmüştür.
  • Kalenderoğlu İsyanı: Daha önce Çavuşluk ve mütesellimlik yapmış olan Kalenderoğlu, 1604’te Manisa ve Aydın civarında isyan başlatmış fakat Kuyucu Murad Paşa’nın sert müdahalesiyle Anadolu’da tutunamayarak 1608’de İran’a kaçmıştır.
  • Abaza Hasan Paşa İsyanı: Osmanlı tarihindeki en büyük Celâli isyanı olarak bilinen Abaza Hasan Paşa İsyanı Sultan IV. Mehmet Dönemi’nde çıkmış ve Osmanlı ordusunu uzun süre uğraşları sonucunda ancak 1658’de adamlarıyla birlikte Halep’te öldürülerek bastırılabilmiştir.

c) Celali İsyanlarının Sonuçları

  • Osmanlı Devleti, doğuda Safevilerle, batıda Avusturya’yla savaşırken diğer taraftan da Anadolu’daki Celâli İsyanlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır.
  • Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nden itibaren padişahlar reayayı korumak için fermanlar ve kanunnameler çıkarmasına rağmen bu tedbirler yetersiz kalmıştır.
  • Anadolu’ya yayılan isyanlar, ağır ekonomik şartlar ve huzursuzluklar köylülerin, tarım arazilerini terk edip (çift bozma) şehirlere göç etmek zorunda kalması Anadolu’da üretim düzenini bozmuş, üretimin azalmasına, fiyatların ve enflasyonun artmasına neden olmuştur.
  • Bu geniş çaplı göç hareketi tarihe Büyük Kaçgun adıyla geçmiştir ve Anadolu’daki şehir ve köylerde uzun yıllar boyunca çözülemeyen sosyoekonomik sorunlara yol açmıştır.

3. EYALET İSYANLARI

  • Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyıl ortalarında iltizam sisteminin yaygınlaşması ve merkezî otoritenin zayıflamasıyla eyalet yönetimleri merkezden atanan idarecilere karşı direnmeye başlamıştır.
  • İç karışıklıklar gibi zamanlarda özerk ve yarı özerk eyaletlerde bağımsızlık için isyan girişimleri yaşanmıştır. Kırım Hanlığı’ndaki Mehmed Giray ve Şahin Giray kardeşlerin isyanı, Suriye ve Lübnan’daki, Canbolatoğlu ve Maanoğlu isyanları, bağımsızlık için başlayan isyanlardır fakat Osmanlı merkezi idaresi tarafından kolayca bastırılmışlardır.

4. SUHTE (MEDRESELİ) İSYANLARI

  • XVI. yüzyıldaki sosyoekonomik sorunlar Osmanlı toplumunu derinden etkilerken isyan eden kesimler arasında medrese öğrencileri de yer almıştır. Suhte (veya Medreseli) İsyanları denilen bu ayaklanmaların temelinde Osmanlı eğitim sistemi ile ilmiye sınıfının sorunları yatmaktadır.
  • Bu dönemde ilmiye sınıfından olan kişilerin erkek çocukları «beşik ulemalığı» denilen uygulama ile kadılık, müftülük, müderrislik gibi kadrolara doğrudan atanarak önemli imtiyazlar elde etmiştir.
  • Kırsal kesimde gelecek kaygısı taşıyan gençlerin de eğitim için medreselere yönelmesiyle aşırı öğrenci yığılması yaşanmıştır. Ulema sınıfına ayrıcalık tanınması ve medrese eğitiminin değersizleşmesine tepki gösteren bazı medrese öğrencileri (suhteler) gruplar hâlinde eşkıyalık ve isyan çıkarmaya başlamıştır. Daha sonra farklı grupların da katılmasıyla genişleyen suhte isyanları, Celâli İsyanlarıyla birleşerek Anadolu’da asayiş, güven, dirlik ve düzenin bozulmasına yol açmıştır.

5. OSMANLI DEVLETİ’NDE DÜZENİ KORUMA VE ISLAH ÇABALARI

  • Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devlet düzenindeki çözülmeye ve sorunlara çözüm bulmak isteyen ulema sınıfı ve devlet adamları, siyasetname niteliğinde layiha veya risale denilen raporlar hazırlamıştır.
  • Osmanlının Devleti’nin genel durumunun incelendiği raporlarda siyasi, idari, mali ve askerî sorunların ıslahı için yapılması gerekenler ifade edilmiştir.
  • Bu raporların en önemlileri Koçi Bey’in Sultan IV. Murad Han’a ve I. İbrahim’e sunduğu Koçi Bey Risalesi ile Kâtip Çelebi’nin Layihası, Osmanlı sadrazamı Lütfi Paşa, Asafnâme ve Gelibolulu Mustafa Ali tarafından yazılan Layihası’dır.

RAPORLARDA VURGULANAN ÖNEMLİ NOKTALAR

  1. Devletin merkezi otoritesinin sarsılması
  2. Kanun ve düzene uyulmaması
  3. Rüşvet ve iltimasın yaygınlaşması
  4. Liyakatsiz kişilerin önemli makamlara getirilmesi
  5. Haksızlıkların artması ve adalet düzeninin sarsılması

ÖNEMLİ RAPORLAR: Koçi Bey Risalesi (Koçi Bey), Kâtip Çelebi’nin Layihası, Lütfi Paşa Asafnâme, Gelibolulu Mustafa Ali Layihası.

DİKKAT! Bu raporlar, Osmanlı Devleti’nin düzenini korumak ve bozulmaları önlemek için çözüm önerileri sunmuştur. Devlet düzenini korumak ve ıslah etmek için yapılan çalışmalar, Osmanlı’nın kendi kendini yenileme çabalarının göstergesidir. KISA NOT: Siyasetname, layiha ve risaleler; devletin sorunlarını tespit eden ve çözüm önerileri sunan önemli belgelerdir.

XVII. YÜZYILDAKİ ISLAHATÇI PADİŞAHLAR VE DEVLET ADAMLARI

    1. Sultan I. Ahmet Han (1603-1617): Fatih Sultan Mehmet’in yasalaştırdığı Kardeş Katli Yasasını kaldırdı. Hanedanın en yaşlı ve en olgun üyesinin tahta çıkmasını esas alan Ekber ve Erşed sistemini getirdi. Tahta geçme adeta sıraya konuldu.
    1. II. Osman (Genç Osman) 1618-1622: Fatih Sultan Mehmet’in getirdiği padişahların haremden evlenme geleneğine son vererek şeyhülislamın kızıyla nikâhlandı. Ulemanın devletteki etkisini azaltmaya çalışması ilmiye sınıfının tepkisini çekti. Yeniçeri Ocağını kaldırıp yeni bir ordu kurma düşüncesi duyulunca yeniçeri isyanı çıktı ve tahttan indirilerek katledildi.
    1. Sultan IV. Murad Han (Bağdat Fatihi) 1623-1640: Kapıkulu asker sayısını azalttı. Tımar sistemini düzenledi, liyakatli kişilere tımarları verdi. Bozahane, kahvehane ve meyhaneleri gibi yerleri kapattı içki ve tütün içilmesini yasakladı.
    1. IV. Mehmet (Avcı Mehmet) 1648-1687: Küçük yaşta tahta çıktığı için padişahlığının ilk yıllarında devleti baba annesi Kösem Sultan ve annesi Turhan Sultan ve devlet adamları yönetti. Bu dönemde göreve getirilen Tarhuncu Ahmet Paşa ve Köprülüler tarafından idari, askeri ve mali alanda çeşitli ıslahatlar yapıldı.
  • Köprülüler Dönemi 1656-1683: Köprülü Mehmet Paşa, IV. Mehmet Dönemi’nde sunulan sadrazamlık teklifini kendisine geniş yetkiler tanınması, yapacağı atamalara müdahale edilmemesi ve hakkındaki iftiraların dikkate alınmaması koşullarıyla kabul etti. Sadrazamlığı döneminde kapıkulu askerlerini disiplin altına aldı, maliyeyle ilgili düzenlemeler yaptı ve Çanakkale Boğazı’ndaki Venedik ablukasını kaldırdı. Onun ölümünden sonra sadrazam olan oğlu Fazıl Ahmet Paşa da kapıkulu ordusu ve tımarlı sipahilerle ilgili düzenlemeler yaptı. Ardından Osmanlı ordusunu güçlendirerek uzun süredir devam eden Girit Kuşatması’nı başarıyla tamamladı ve Avusturya üzerine sefere çıkarak Uyvar Kalesi’ni fethetti. Bu dönemde yapılan askerî ve mali ıslahatlar merkezî otoriteyi güçlendirerek Osmanlı Devleti’nin itibarını artırdı.