1. İnsan Haklarının Düzenlenmesi Kavramı ve Düzenleme Rejimleri
Bir hak ve hürriyeti tanımlama, kullanılmasına ilişkin şekil, şart ve usulleri gösterme, onu tehdit eden durumlara karşı koruma ve sınırlarını çizme faaliyetine düzenleme adı verilir. Düzenleme, bireylerin haklardan eşit biçimde yararlanmasını ve hakların güvence altına alınmasını sağlar. Öğretide insan haklarının düzenlenmesinde temel olarak iki rejim kabul edilir:
- Önleyici Rejimler (Preventive Regimes):
- Hak ve hürriyetlerin kullanılmasından önce idarenin müdahalesini ve denetimini esas alan sistemdir.
- Yasaklayıcı Önleme: Hakkın kullanılmasının kural olarak yasaklandığı ve idarenin istisnai iznine bağlandığı durumdur.
- Basit Önleme: Hakkın kullanılması öncesinde idari makamlara önceden bildirimde bulunulması veya izin alınması usulüdür.
- Düzeltici Rejim (Repressive / Corrective Regime):
- Liberal anlayışa en uygun olan rejimdir. Birey, hak ve hürriyetini önceden izin veya bildirim zorunluluğu olmaksızın, sorumluluğu kendisine ait olmak üzere serbestçe kullanır.
- Birey hürriyet alanının dışına çıkmadığı sürece idarenin önceden müdahalesi söz konusu olamaz; sınır aşıldığı takdirde müdahale ve yaptırım idari makamlarca değil, adli/yargısal makamlarca uygulanır. Bu rejimin sağlıklı işlemesi için suç teşkil eden fiillerin kanunla net şekilde belirlenmesi şarttır.
2. İnsan Haklarının Sınırlanması ve Hak Kategorileri
İnsan hakları hukukunda evrensel temel kural hakların korunması, sınırlama ise istisnadır. Sınırlama yetkisi, hakkı ortadan kaldıracak veya yok edecek şekilde kullanılamaz.
- Sınırlanması Mümkün Olmayan (Mutlak) Haklar: İnsan onurunu ve haysiyetini doğrudan koruyan, hiçbir şartta ve hiçbir yasal gerekçeyle kısıtlanması mümkün olmayan haklardır (örneğin işkence ve eziyet yasağı).
- Sınırlanabilen Haklar: Kamu yararı ve kamu düzeninin korunması amacıyla, yasalarla ve meşru sebeplere bağlı olarak kısıtlanabilen haklardır.
- Hakların Doğal / Objektif Sınırları: Hakların kendi niteliğinden ve eşyanın tabiatından kaynaklanan sınırlardır. Örneğin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının silahsız ve saldırısız olması bu hakkın niteliği gereğidir; silahlı ve saldırılı eylemler hak alanının dışında kalır ve korunmaz.
3. Olağan Dönemde İnsan Haklarının Sınırlanmasında Temel İlkeler
Anayasalar ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri, kanun koyucunun hak ve hürriyetleri keyfi biçimde kısıtlamasını önlemek amacıyla sınırlama rejimini belirli ilkelere ve güvencelere bağlamıştır:
- Sınırlamaların Sebebe Bağlılığı (Meşru Amaç): Sınırlama ancak metinlerde açıkça sayılan özel sebeplere dayanılarak yapılabilir. Bu sebepler; milli güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak, suç işlenmesinin önlenmesi ve başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması gibi genel yarar kavramlarıdır.
- Sınırlamaların Yasallığı (Kanunilik İlkesi): Temel hak ve özgürlükler idarenin düzenleyici işlemleriyle değil, sadece doğrudan TBMM tarafından çıkarılan kanunla sınırlandırılabilir.
- Anayasanın Sözüne ve Ruhuna Uygunluk: Yapılan sınırlama Anayasa’nın taşıdığı temel değerlere ve metnin bütününe aykırı olamaz.
- Ölçülülük (Orantılılık) İlkesi: Sınırlamada başvurulan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul ve adil bir oranın bulunması zorunludur. Ölçülülük ilkesi; sınırlamanın amaca ulaşmaya elverişli olması, amaç için zorunlu/gerekli olması ve araç ile amaç arasında orantı bulunması unsurlarını kapsar.
- Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk: Sınırlamalar, çağdaş hürriyetçi demokrasilerin evrensel ilke ve standartlarına aykırı olamaz.
- Hakkın Özüne Dokunmama İlkesi: Bir hak veya hürriyeti kullanılamaz veya anlamsız kılacak derecede daraltan sınırlamalar hakkın özüne dokunur ve hukuka aykırıdır. 1961 Anayasası’nda yer alan bu ilke, 2001 yılı anayasa değişikliğiyle 1982 Anayasası’nın 13. maddesine yeniden eklenmiştir.
4. Olağanüstü Yönetim Usullerinde İnsan Hakları Rejimi
Toplumun varlığını, huzurunu ve kamu düzenini ciddi biçimde tehdit eden doğal afetler, salgın hastalıklar, ağır ekonomik bunalımlar veya yaygın şiddet olayları/savaş durumlarında olağanüstü rejimler (olağanüstü hâl, seferberlik, savaş) ilan edilebilir.
- Sınırlama ve Askıya Alma Ölçütleri:
- Olağanüstü dönemlerde yürütmenin yetkileri genişler ve hakların kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir ya da Anayasal güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
- Ancak devletlerin yetkisi sınırsız değildir; kısıtlamalar “durumun gerektirdiği ölçüde” olmalı, uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı düşmemeli ve ayrımcılık içermemelidir.
- Taraf olunan uluslararası organlara (örneğin Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği) askıya alma tedbirleri hakkında resmen bildirimde bulunma yükümlülüğü vardır.
- Dokunulamayacak (Sert Çekirdek) Haklar: Uluslararası sözleşmeler (İHAS m. 15, KSHS m. 4 vb.) ve 1982 Anayasası’nın 15/2. maddesi uyarınca, savaş veya olağanüstü hâl ne kadar ağır olursa olsun hiçbir şartta askıya alınamayacak ve dokunulamayacak haklar şunlardır:
- Yaşama hakkı ile kişinin maddi ve manevi varlığının bütünlüğü (savaş hukukuna uygun ölümler ve meşru müdafaa halleri dışında).
- Kimsenin din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaması ve bunlardan dolayı suçlanamaması.
- Suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi ilkesi.
- Masumiyet karinesi (Suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşinceye kadar kimsenin suçlu sayılamaması).
- İşkence, eziyet, kölelik ve kulluk yasağı.
- Olağanüstü Dönemde Sınırlanabilen Haklar: Sert çekirdek alan dışında kalan seyahat özgürlüğü, sokağa çıkma kısıtlamaları, özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı, basın, toplanma ve mülkiyet hakları; Olağanüstü Hâl Kanunu çerçevesinde ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kısıtlanabilir. Ayrıca kamu yararı için kişilere para, mal ve çalışma yükümlülükleri getirilebilir.