1. Yumuşama (Detant) Dönemi’nin Doğuşu ve “Dehşet Dengesi”
- Lider Değişimi ve Yumuşama Sinyalleri: 1953 yılında Joseph Stalin’in ölümü üzerine SSCB devlet başkanlığına gelen Nikita Kruşçev, Stalin Dönemi’nin sert politikalarından vazgeçerek Batı ile ilişkilerde “barış içinde bir arada yaşama” ilkesini esas alan bir dış politika benimsemiştir. ABD’nin de bu yaklaşıma olumlu karşılık vermesiyle Doğu ve Batı blokları arasında Yumuşama (Detant) dönemi başlamıştır.
- Dehşet Dengesi (Mutual Deterrence): İki süper gücün devasa nükleer silahlara sahip olması, olası bir savaşta her iki tarafın da yok olacağı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Bu durum, “dehşet dengesi” adı verilen bir karşılıklı nükleer caydırıcılık ortamı yaratmış ve krizlerin sıcak savaşa dönüşmeden diplomatik kanallarla çözülmesine katkı sağlamıştır.
2. İlk Diplomatik Temaslar ve Krizler (U-2 Casus Uçağı Krizi)
- Camp David Görüşmesi (Eisenhower-Kruşçev): ABD Başkanı Eisenhower’ın davetiyle ABD’ye giden Kruşçev ile yapılan görüşmede Berlin ve Almanya sorunları ele alınmış, çözüm için dörtlü bir liderler zirvesi düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.
- U-2 Casus Uçağı Krizi (16 Mayıs 1960): Zirveden hemen önce, Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nden kalkan ABD’ye ait bir U-2 casus uçağının Sovyet hava sahasında vurularak düşürülmesi iki ülke arasında büyük bir diplomatik krize yol açmış ve planlanan liderler zirvesi iptal edilmiştir.
- Viyana Zırvesi (1961): Kasım 1960’ta ABD Başkanı seçilen John F. Kennedy ile Kruşçev, Viyana’da bir araya gelerek Berlin ve nükleer denemeler konusunu yeniden müzakere etmişlerdir.
3. Dünyayı Nükleer Savaşın Eşiğine Getiren Kriz: Küba Buhranı (1962)
- Krizin Arka Planı ve Domuzlar Körfezi Harekâtı: 1959’da Küba’da iktidarı ele geçiren Fidel Castro‘nun komünist rejimi, Amerikan şirketlerini kamulaştırıp SSCB ile yakınlaşmıştır. ABD’nin uyguladığı ekonomik ambargo sonuç vermeyince, 17 Nisan 1961’de Amerikan eğitimli Kübalı mültecilerle düzenlenen Domuzlar Körfezi Çıkarması Castro kuvvetleri tarafından başarısızlığa uğratılmıştır.
- Füze Krizi ve ABD Ablukası: Domuzlar Körfezi sonrası SSCB, Küba’ya gizlice orta ve uzun menzilli nükleer füzeler yerleştirmeye başlamıştır. ABD casus uçaklarının (U-2) füzeleri tespit etmesi üzerine Başkan Kennedy, 22 Ekim 1962’de Küba’yı denizden abluka altına aldığını duyurmuştur.
- Çözüm ve Diplomatik Uzlaşı: İki süper güç nükleer savaşın eşiğine gelse de diplomatik pazarlıklar sonucunda SSCB, ABD’nin Türkiye’deki Jüpiter füzelerini sökmesi karşılığında Küba’daki füzeleri kaldırmayı kabul etmiş ve kriz aşılmıştır.
- Küba Buhranı’nın Küresel Etkileri:
- Çin-SSCB Ayrışması: Çin, geri adım attığı gerekçesiyle SSCB’yi sertçe eleştirmiş ve iki sosyalist devlettin arası bozulmuştur.
- Fransa’nın Tutumu: Fransa, iki süper güce bağımlı kalmanın Avrupa güvenliğini tehlikeye attığını savunarak bağımsız nükleer program başlatmış ve 1966’da NATO’nun askerî kanadından ayrılmıştır.
- Türkiye-ABD İlişkileri: ABD’nin Türkiye’ye danışmadan Jüpiter füzelerini pazarlık konusu yapması, Türk kamuoyunda ABD’ye duyulan güveni sarsmıştır.
4. Silahsızlanma Adımları ve Yumuşama Antlaşmaları
Küba Buhranı’nın ardından nükleer felaketin eşiğinden dönen taraflar, silahsızlanma ve yumuşama antlaşmalarına imza atmışlardır:
- Moskova Antlaşması (5 Ağustos 1963): ABD, İngiltere ve SSCB arasında Nükleer Denemelerin Kısmen Yasaklanması Antlaşması imzalanmıştır.
- SALT-I Antlaşması (1972): ABD ile SSCB arasında Stratejik Silahların Sınırlandırılması (SALT-I) imzalanarak nükleer füzelerin dengelenmesi kabul edilmiştir.
- Helsinki Nihai Senedi / AGİK (1975): NATO ve Varşova Paktı üyesi ülkeler Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı’nda (AGİK) bir araya gelerek insan hakları, güvenlik ve devletler arası gerginliklerin azaltılmasına yönelik ortak deklarasyon yayımlamışlardır.
- SALT-II Antlaşması (1979) ve Yumuşamanın Sonu: Uzun menzilli nükleer füzeleri sınırlandıran SALT-II imzalanmış; ancak SSCB’nin 1979’da Afganistan’ı işgal etmesi üzerine Amerikan Kongresi antlaşmayı onaylamamış ve Yumuşama Dönemi sona ermiştir.
5. Bağlantısızlar Hareketi (Üçüncü Dünya) ve Örgütlenme Süreci
- Doğuş Sebebi: II. Dünya Savaşı sonrasında bağımsızlık kazanan Asya ve Afrika devletleri, iki kutuplu dünya düzeninde Doğu veya Batı bloklarına katılarak yeniden sömürge durumuna düşmekten ve olası bir nükleer savaşın yıkımından korunmak istemişlerdir.
- Bandung Konferansı (18-24 Nisan 1955): Endonezya’da toplanan Asya-Afrika Devletleri Konferansı ile Bağlantısızlar Hareketi’nin ilk adımı atılmıştır. Hindistan Başbakanı Jawaharlal Nehru, sömürgeciliğe karşı ortak hareket edilmesini savunmuştur.
- Belgrad Konferansı (1961): Yugoslavya Devlet Başkanı Tito ve Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır öncülüğünde 25 devletin katılımıyla hareket resmen kurumsallaşmıştır. 27 maddelik deklarasyon ile her türlü sömürgeciliğe karşı çıkılmış, barış ve ekonomik iş birliği çağrısı yapılmıştır.
💡 Sınavda Çıkabilecek Anahtar Kavramlar ve İpuçları
- Dehşet Dengesi: İki süper gücün ellerindeki nükleer güç nedeniyle birbirine saldırmaktan çekindiği stratejik denge durumudur.
- U-2 Krizi (1960): İncirlik’ten kalkan ABD casus uçağının SSCB’de düşürülmesiyle tırmanan krizdir.
- Domuzlar Körfezi Harekâtı (1961): ABD’nin Castro rejimini devirmek için Küba’ya yaptığı başarısız çıkarma harekâtıdır.
- Jüpiter Füzeleri: ABD’nin Türkiye’ye konuşlandırdığı ve Küba Krizi’nde SSCB füzeleriyle takas ettiği nükleer füzelerdir.
- Bandung (1955) ve Belgrad (1961): Bağlantısızlar Hareketi’nin sırasıyla ilk adımının atıldığı ve resmen kurulduğu konferanslardır.