Gelir Dağılımı: Bir ülkede belirli bir dönemde (genellikle bir yıl içinde) üretilen milli gelirin kişiler, gruplar veya üretim faktörleri arasındaki dağılımıdır.
Kişisel Gelir Dağılımı: Üretilen gelirin kişiler, aileler veya nüfus grupları arasındaki paylaşımıdır. Geliri elde edenlerin bunu hangi üretim faktörü sıfatıyla kazandığı dikkate alınmaz.
Fonksiyonel Gelir Dağılımı: Milli gelirin onu üreten üretim faktörleri (emek, sermaye, toprak, girişimci) arasındaki dağılımıdır. Diğer bir ifadeyle gelirin ücret, faiz, rant ve kâr arasındaki paylaşımını gösterir.
Bölgesel Gelir Dağılımı: Yaratılan gelirin coğrafi bölgelere göre dağılımıdır.
Sektörel Gelir Dağılımı: Toplam gelirin tarım, sanayi ve hizmetler gibi temel üretim sektörleri arasındaki dağılım oranlarını ifade eder.
Birincil Gelir Dağılımı: Piyasa ekonomisine hiçbir devlet müdahalesi olmaksızın, üretim faktörlerinin serbest piyasa koşullarında elde ettiği gelir dağılımıdır.
İkincil Gelir Dağılımı (Gelirin Yeniden Dağılımı): Devletin serbest piyasada oluşan birincil gelir dağılımındaki adaletsizlikleri azaltmak amacıyla vergi, sosyal transfer harcamaları ve indirimli/ücretsiz kamusal hizmetler vasıtasıyla müdahale etmesi sonucu oluşan nihai gelir dağılımıdır.
2. Gelir Dağılımı Eşitsizliğinin Ölçülmesi
Lorenz Eğrisi: Kişisel gelir dağılımındaki eşitsizliğin boyutunu saplamak için kullanılan kutu şeklindeki diyagramdır.
Dikey eksende kümülatif toplam gelir (%100), yatay eksende kümülatif ülke nüfusu (%100) yer alır.
Orijin ile karşı köşeyi birleştiren 45 derecelik doğru “Eş Bölüşüm Doğrusu” veya “Mutlak Eşitlik Doğrusu” olarak adlandırılır.
Fiili gelir dağılımını gösteren Lorenz eğrisi mutlak eşitlik doğrusundan uzaklaştıkça toplumdaki gelir eşitsizliği artar.
Gini Katsayısı: Lorenz eğrisinden türetilen ve gelir eşitsizliğinin derecesini ölçen katsayıdır.
0 ile 1 arasında değerler alır.
Katsayının 0’a yaklaşması gelir eşitsizliğinin azaldığını (adaletin arttığını), 1’e yaklaşması ise gelir eşitsizliğinin arttığını gösterir.
Hem zaman içindeki değişimleri izlemeye hem de ülkeler arası karşılaştırmalar yapmaya imkan tanır.
3. Gelir Dağılımını Belirleyen Faktörler ve Sosyal Politika Araçları
Belirleyen Faktörler: Demografik yapılar, piyasa yapısı, teknolojik gelişme düzeyi, üretim faktörlerinin niteliği ve servet dağılımındaki dengesizliklerdir.
Gelir Dağılımı Politikası Araçları:
İş Gücü Piyasası ve Ücret Politikaları: Sendikal örgütlenmenin teşvik edilmesi ve toplu pazarlık hakkı sayesinde emeğin milli gelirden aldığı payın artırılması.
Maliye Politikası: Artan oranlı gelir vergileri, servet vergileri ve düşük gelir gruplarına yönelik sosyal transfer harcamaları.
Eğitim Politikası: Fırsat eşitliği sağlayarak bireylerin gelir artırma kapasitelerini yükseltmek.
Sosyal Güvenlik, Fiyat, Gelirler ve Servet Politikaları. (Hukuk politikası gelir dağılımı araçları arasında doğrudan sayılmaz).
4. Yoksullukla İlgili Temel Kavramlar ve Türleri
Mutlak Yoksulluk: Asgari geçim düşüncesine dayanan; kişilerin veya hanehalklarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan temel beslenme (kalori), giyinme ve barınma ihtiyaçlarını karşılayacak minimum gelir düzeyinin altında kalması durumudur.
Göreli Yoksulluk: Yoksulluğu sadece biyolojik bir yaşam sürdürme meselesi olarak görmeyen; bireyin gelir düzeyinin içinde yaşadığı toplumun ortalama gelir düzeyinin veya yaşam standardının belirli bir yüzdesinin gerisinde kalması durumudur.
Objektif Yoksulluk: Alınması gereken günlük kalori miktarı ya da tüketim harcamaları gibi tespit edilebilir ve kanıtlanabilir standartların altında kalma durumudur.
Subjektif Yoksulluk: Bireylerin kendi gelirlerinin yeterliliği konusundaki kişisel değerlendirmelerine ve algılarına dayanan yoksulluk yaklaşımıdır.
Gelir Yoksulluğu: Bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri veya asgari yaşam standardına ulaşabilmeleri için gerekli olan yoksulluk sınırının altında gelire sahip olmalarıdır.
İnsani ve Çok Boyutlu Yoksulluk: Yoksulluğu sadece gelir yetersizliği olarak değil; sağlık, eğitim, temiz suya erişim, okuma-yazma ve insanca yaşam olanaklarından mahrum kalma şeklinde ele alan yaklaşımdır. BM bünyesinde İnsani Yoksulluk Endeksi’nin yerini Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi almıştır. (İşsizlik oranı, BM insani yoksulluk kriterleri arasında doğrudan bir ölçüt değildir).
5. Yoksulluğun Ölçümü ve Dünyada / Türkiye’de Görünümü
Kafa Sayısı Endeksi: Yoksulluk çizgisinin altındaki kişilerin toplam nüfusa oranını gösteren ve en yaygın kullanılan yoksulluk ölçüm yöntemidir.
Dünyada Yoksulluk: Satın Alma Gücü Paritesine göre günlük 1,90 $’ın altında geliri olan aşırı yoksul nüfus oranının en yüksek olduğu bölgeler Alt-Sahra Afrika ve Güney Asya‘dır.
Türkiye’de Gelir Dağılımı ve Yoksulluk:
Türkiye’de Gini katsayısı genel olarak 0,40 seviyelerinde seyretmektedir.
Bu oran, 0,32 olan OECD ortalaması ile karşılaştırıldığında Türkiye’de gelir dağılımı eşitsizliğinin yüksek olduğunu göstermektedir.
Yoksullukla Mücadele Araçları:
Doğrudan nakdi/ayni sosyal yardımlar ve şartlı nakit transferleri.
Yoksul bireylere kendi işini kurma imkanı sunan Mikrokredi uygulamaları (Örn: Muhammed Yunus ve Grameen Bank).