6. Ünite: İnsan Haklarının İç Hukukta Korunması

1. Giriş ve İç Hukukta Korumanın Esası

  • Ulusal Korumanın Önceliği: İnsan hakları, doğası gereği öncelikle ve asıl olarak devletlerin kendi iç hukuk sistemleri tarafından korunmalıdır. Uluslararası ve bölgesel koruma mekanizmaları ancak iç hukuk yolları tüketildikten sonra devreye giren tamamlayıcı (tali) niteliktedir.
  • Anayasal Temel: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan “insan haklarına saygılı devlet” ilkesi ve 5. maddesinde devlete yüklenen “insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama” görevi, iç hukuktaki koruma rejiminin anayasal dayanağını oluşturur.

2. İnsan Haklarının Yasama Organına (TBMM’ye) Karşı Korunması

Yasama organının temel hak ve özgürlükleri aşırı sınırlamasını veya ortadan kaldırmasını önlemek amacıyla Anayasa’da çeşitli hukuki ve siyasi güvenceler öngörülmüştür:

  • Temel Hak ve Hürriyetlerin Anayasada Düzenlenmesi: Katı anayasa anlayışına uygun olarak hak ve özgürlükler Anayasa’nın 12-74. maddeleri arasında detaylı bir katalog halinde sayılmıştır.
  • Anayasal Sınırlama Güvenceleri (AY m. 13): Temel hak ve özgürlüklerin kanunla kısıtlanmasında kanun koyucu şu ilkelere uymak zorundadır:
    • Sınırlamaların Kanuniliği İlkesi: Haklar ancak TBMM tarafından çıkarılan kanunla sınırlandırılabilir. (Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle sadece ekonomik ve sosyal haklar düzenlenebilir, kişi hakları ve siyasi haklar düzenlenemez).
    • Sebebe Bağlılık (Meşru Amaç): Sınırlama ancak Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplere dayanılarak yapılabilir.
    • Hakkın Özüne Dokunmama, Ölçülülük, Anayasa’nın Sözüne ve Ruhuna Uygunluk ve Demokratik Toplum Düzeninin Gerekleri.
  • Kanunların Anayasaya Uygunluğunun Yargısal Denetimi: TBMM tarafından çıkarılan kanunların Anayasa’ya aykırı olması durumunda, bu kanunlar Anayasa Mahkemesi tarafından iptal davası veya itiraz (def’i) yoluyla denetlenir. (Olağanüstü hâl Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine karşı Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılamaması idari ve anayasal açıdan tartışılan bir husustur).
  • İnsan Haklarını Koruyucu İşlev Gören TBMM Komisyonları:
    • İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu: İnsan hakları ihlali iddialarını incelemek ve raporlamakla görevli sürekli komisyondur.
    • Dilekçe Komisyonu: Vatandaşların ve karşılıklılık esasına göre Türkiye’de ikamet eden yabancıların şikâyet ve dileklerini inceleyen anayasal komisyondur.
    • Anayasa Komisyonu.

3. İnsan Haklarının Yürütme Organına ve İdareye Karşı Korunması

İnsan hakları ihlalleri uygulamada en sık yürütme organı ve idarenin kamu gücünden kaynaklanan üstün ve ayrıcalıklı yetkilerinden (icrailik, yürütülebilirlik) doğmaktadır. Bu nedenle idareye karşı çok yönlü koruma mekanizmaları kurulmuştur:

  • İdarenin Yargısal Denetimi: Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca “İdarenin her türlü işlem ve eylemine karşı yargı yolu açıktır”. İdari yargıda açılan iptal davaları ve tam yargı (tazminat) davaları ile idari kararlar denetlenir. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacaksa mahkemelerce yürütmenin durdurulması kararı verilebilir.
  • İdari Usul İlkeleri ve Hak Arama Özgürlüğü:
    • İdari işlemlere karşı başvurulacak kanun yollarının, merciinin ve başvuru süresinin idari işlem metninde açıkça gösterilmesi zorunludur (AY m. 40/2).
    • Disiplin ve idari süreçlerde ilgililere dinlenilme ve savunma hakkı tanınmıştır.
    • Bilgi Edinme Hakkı (AY m. 74 ve 4982 sayılı Kanun) ile idarenin şeffaflığı sağlanır.
  • Kanunsuz Emir (AY m. 137): Kamu görevlisi üstünden aldığı emri Anayasa, kanun veya yönetmeliğe aykırı görürse yerine getirmez ve üstüne bildirir. Üst emri yazılı olarak yenilerse görevli emri yerine getirir ve sorumluluk emri verene geçer. Ancak konusu suç teşkil eden emir hiçbir siluet ve şartta yerine getirilemez; getiren kişi sorumluluktan kurtulamaz.
  • Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK): 6701 sayılı Kanun’la kurulan, kamu tüzel kişiliğine sahip, idari ve mali özerkliği bulunan düzenleyici ve denetleyici bir kurumdur. BM Paris Prensipleri’ne uygun ulusal insan hakları kurumu ve OPCAT çerçevesinde Ulusal Önleme Mekanizması olarak cezaevleri ve nezarethanelere haberli/habersiz ziyaretler gerçekleştirir, ayrımcılık yasağı ihlallerini resen veya başvuru üzerine inceler.
  • Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık): Anayasa’nın 74. maddesi ve 6328 sayılı Kanun uyarınca TBMM Başkanlığına bağlı olarak kurulan, idarenin her türlü eylem, işlem, tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde inceleyen ve idareye tavsiyelerde bulunan bağımsız kurumdur.
  • İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları ile Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar (RTÜK, BTK vb.).

4. Yargı Organına Karşı Koruma ve Yargısal Güvenceler

Yargının kendisinin bir hak ihlali kaynağına dönüşmesini engellemek ve vatandaşlara adil bir yargılanma sunmak amacıyla getirilen ilkeler şunlardır:

  • Yargı Bağımsızlığı (AY m. 138): Hâkimler görevlerinde bağımsızdır; hiçbir organ, makam, merci veya kişi mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, tavsiyede bulunamaz.
  • Hâkimlik ve Savcılık Güvencesi (AY m. 139): Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz.
  • Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK – AY m. 159).
  • Kanuni Hâkim (Doğal Hâkim) Güvencesi (AY m. 37): Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
  • Hak Arama Hürriyeti ve Adil Yargılanma Hakkı (AY m. 36) ile Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar (AY m. 38).
  • Hâkimin Çekinmesi, Reddi ve Sorumluluğu: Hâkimlerin davanın taraflarına karşı tarafsızlığını sağlamak için hâkimin reddi usulü kabul edilmiştir. Hâkimlerin yargısal faaliyetlerinden dolayı kişilere verdikleri zararlardan dolayı devlet aleyhine tazminat davası açılabilir (HMK m. 46-49).

5. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı

12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği ve 6216 sayılı Kanun ile hukuk sistemimize kazandırılan olağanüstü bir hak arama yoludur.

  • Başvuru Konusu: Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla başvurulabilir.
  • Başvuru Süresi: Bireysel başvurunun, iç hukuk yollarının tüketildiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiği tarihten (veya ihlalin öğrenildiği tarihten) itibaren 30 gün içinde yapılması zorunludur.
  • Başvuru Ehliyeti:
    • Başvurabilenler: Güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen gerçek kişiler, sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle özel hukuk tüzel kişileri ve Türk vatandaşlarına tanınan haklar hariç olmak üzere yabancılar.
    • Başvuramayanlar: Kamu tüzel kişileri Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunamazlar.

6. Temel Hak ve Özgürlüklerin İhlalinden Devletin Sorumluluğu

  • Kusur Sorumluluğu (AY m. 40/3): Kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken verdikleri haksız zararlar devletçe tazmin edilir.
  • Rücu Hakkı: Devlet, haksız işlem veya eylemiyle zarara yol açan kusurlu memur veya kamu görevlisine ödediği tazminatı rücu etmekle yükümlüdür.